| Flash olduğundan beri olgunlaşmanı izledim. Olduğun kişiyle çok gurur duyuyorum. | Open Subtitles | لقد شاهدتك تنضج منذ أصبحت البرق وأنا فخور جداً بذلك الرجل |
| Bu iş sekiz yılımızı aldı ve bundan gurur duyuyorum. Çünkü bu hurdaların hepsinin burada, Güney Amerika’da geri dönüşümünü sağladık. | TED | استغرق ذلك 8 سنوات، وأنا فخور جداً بذلك لأننا قمنا بإعادة تصنيعها كلها هنا في أمريكا الجنوبية. |
| Ben Aldo Vanucci'yim ve bununla gurur duyuyorum ve bunu tüm dünyaya da haykıracağım. | Open Subtitles | أنا ألدو فانوتشي وأنا فخور بذلك وساقول بأعلي صوتي للعالم كله |
| - Yüksek sesle söyle. - Siyahım ve bundan gurur duyuyorum. | Open Subtitles | قل ذلك بصوت عالى أنا أسود , وأنا فخور بذلك |
| Sen benim büyük dostumsun ve yolculuğunu seninle paylaşmaktan gurur duyarım. | Open Subtitles | أنت أخّي الهالك، وأنا فخور بمشاركتك رحلتك. |
| Orda uğraştınız her birinizle çok gurur duyuyorum | Open Subtitles | لعبتم بشدّة هنا وأنا فخور بكلّ آخر مغني فيكم |
| Büyük bir şans yarattın kendine... Seninle gurur duyuyorum... | Open Subtitles | جازفت كثيراً، وذلك يتطلب شجاعة وأنا فخور بك |
| Uzun zamandır politikanın içindeyim ve hizmetlerimden gurur duyuyorum. | Open Subtitles | كنت أعمل في السياسة لوقت طويل وأنا فخور بخدمتي |
| Demek istediğim, evet, evet, tek başına güvenilirliğini kanıtladın, profesyonel düzeyde ve bununla gurur duyuyorum, ama kişisel düzeyde? | Open Subtitles | بالطبع برهنت أنّ جديرة بالثقة بالعمل وأنا فخور بك لذلك، لكن على المستوى الشخصي؟ |
| Orada yaptığınız bu şey için sizinle yani ikinizle de gurur duyuyorum. | Open Subtitles | .و قداحسنتما. بما فعلتماه أنتما الإثنين وأنا فخور جدا بكما |
| Bak, çok yol katettin. Sana arkadaşım demekten gurur duyuyorum ama önünde koca bir hayat var. | Open Subtitles | اسمع، قطعتَ شوطاً طويلاً وأنا فخور بأن أقول بأنّكَ صديقي |
| Zoru başardığın için seninle gurur duyuyorum. | Open Subtitles | وأنا فخور لحقيقة انك تعلمت كيف تربح اكبر ربح |
| Bu tarz bir yeteneğin iyisinden anladığım için kendimle gurur duyuyorum. | Open Subtitles | وأنا فخور لقدرتي على الملاحظة عندما يكون لدى أحدهم موهبة |
| Büyük haberi aldım. Ve seninle çok gurur duyuyorum. | Open Subtitles | تهانيّ ، لتويّ سمعت بالأخبار السعيدة وأنا فخور جداً بكِ |
| Ben yanıldım. Sen doğru şeyi yaptın ve seninle gurur duyuyorum. | Open Subtitles | لقد كنت مخطئاً، لقد فعلت الشيء الصحيح وأنا فخور بك |
| Hayatımda dâhil olduğum tek üçlü oydu ve burada duran adamla birlikte girdiğim için gurur duyuyorum. | Open Subtitles | العلاقة الثلاثية الوحيدة في حياتي ، وأنا فخور أن أقول أنها كانت مع هذا الرجل هذا |
| Bu kitap; senden, benden, çocuklardan çok fazla zaman ve sorumluluk aldı, ve ben yaptığın şeyden ötürü seninle gurur duyuyorum. | Open Subtitles | استغرق الكتاب الكثير من الوقت والالتزام ,منك, ومن قبلي ومن الأطفال وأنا فخور جدا بما فعلتيه |
| Sam ve Blaine de öyle. Ben Katy Perry'yim ve gurur duyuyorum. | Open Subtitles | كذلك سام, وكذلك بلين أنا كاتي بيري وأنا فخور بذلك. |
| Seninle birincilik çemberi içinde bulunmaktan gurur duyuyorum. | Open Subtitles | وأنا فخور هنا بالوقوف في دائرة التتويج ، معك |
| #Yüreğimde taşıyorum ve yüksek sesle söylüyorum #Hiçbir yere vardırmasa beni yine de gurur duyarım | Open Subtitles | "وأحمله معي وأغني وأنا فخور به, سأذهب به لأي مكان" |