| Sadece sessiz bir şeyler yap, böylece lzzie ödevini bitirebilsin. | Open Subtitles | فقط افعلي شيئاً هادئاً كي تستطيع إيز إنهاء واجباتها |
| Carter'ın bu hislerini görevlerine karıştıracağını sanmıyorum. | Open Subtitles | أنا لا أعتقد كارتر تسمح لهذه المشاعر ان تتدخّل في واجباتها |
| Şu andan itibaren Naomi yöneticilik görevlerinden alındı ve muayenehanede yetkiyi ben devralıyorum. | Open Subtitles | من الان وصاعدا,أنظرو الي منذ هذه الدقيقة ناعومي معفاه من واجباتها الاداريه |
| Yani o evdeyken bile kalmamı istiyor onlara yemek yapmamı, ödevlerini birlikte yapmayı. | Open Subtitles | لذا حتى و إن كان هو بالمنزل لم تكن لتسمح لي بالبقاء.. و طهو العشاء لهم, أساعدها في حل واجباتها |
| Çocuk canımı sıkıyor, Lisa'ya ödevlerinde yardım edemiyorum. | Open Subtitles | الولد يخرجني من طوري دائماً ولاأستطيع مساعدة ليسا في واجباتها |
| Ona görevlerini anlatıyordum. Birazdan aşağıya gelir. | Open Subtitles | كنت اشرح لها واجباتها ستكون اسفل بعد لحظة |
| Teknik servistekiler verileri araştırdılar ve resmi görevlerinin bir listesini ele geçirdik. | Open Subtitles | قامت الخدمات التقنيّة بإستخراج بعض البيانات وتمكنوا من إيجاد قائمة واجباتها الرسميّة |
| Bir anne olarak bu üreme sezonundaki yükümlülüklerini yerine getirdi. | Open Subtitles | بالنسبة لموسم التناسل هذا انتهت واجباتها كوالدة |
| Ally matematik ödevini yapıyor, sana da aynı şeyi öneririm. | Open Subtitles | إنها تحل واجباتها واقترح أن تفعل مثلها |
| Bak Laurel, böyle çılgın bir hayatı, Sage'e ödevini yapmasını her söylediğimde acaba kovulacak mıyım diye düşünerek, yaşayamam. | Open Subtitles | انظري "لوريل" لا أستطيع أن أعيش حياة الأراجيح هذه أتسآئل كل مره اذا كنت سأُطرد كل مره أخبر "سيج" أن عليها أداء واجباتها |
| Evet.ödevini topluyor, Blaze işleri ile ilgileniyorum. | Open Subtitles | نعم. أجمع واجباتها المدرسية "وأقوم بأمور "البليز |
| Soyluların görgü kurallarını ustalıkla uygulayan ve kendini görevlerine adayan biridir. | Open Subtitles | إنها سيّدة رائعة ذات منزلة رفيعة، و متفانية في واجباتها |
| Doğal görevlerine uymuyor. | Open Subtitles | بالطريقة التي يجب أن تقوم بها. لم تتوافق مع واجباتها الطبيعية. |
| Bir prenses olarak görevlerinden söz ederek şöyle der... | Open Subtitles | ومن ثم تذهب يعود إلى كونها أميرة؟ وانها تحصل ابلغ عن واجباتها كما أميرة. وكما تقول، |
| Ama madam işime adanmış olmamdan hoşlanmazdı... ve kendisini bir eş olarak görevlerinden tamamen soyutlamıştı. | Open Subtitles | لكن السيده لم تكن تحب هذا لذاأناكنتتخصصتلعمليهذا... و أعفاها الزوج من كل واجباتها الزوجيه. |
| Dört Diyar'ın ve Elflerin kaderini bu Druid'in ve içtenlikle sevdiğim ama zaten bir kez görevlerinden kaçmış olan yeğenimin ellerine bırakamayız. | Open Subtitles | لا يصحّ أن نضع مصير الأراضي الأربع والجان بأيادي هذا الكاهن وابنة أخي، التي أحبُّها كثيرًا، لكنها التي هربت من واجباتها مرّةً بالفعل. |
| Parmak boya yaptık bütün ev ödevlerini bitirdi ve biraz da top oynadık. | Open Subtitles | قمنا ببعض التلوين بالأصابع اليوم وقد أتمت جميع واجباتها البيتية ولعبنا بعض كرة القدم أيضاً |
| Her sınıftan ödevlerini yapması için "evcil hayvanı"nı seçmişti. | Open Subtitles | هي عندها واحد في كل فصل وهي تقوله حيواني الاليف فقط ليحل لها واجباتها |
| Hayır, ödevlerinde biraz dikkatsiz sadece. | Open Subtitles | لا، إنها متهاونة قليلا بخصوص واجباتها |
| Grace'e ödevlerinde yardım etmeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تعملي مع (غريس) على واجباتها المنزلية |
| Ben de sonra onun danışmanlık görevlerini devralmak zorunda kaldım. | Open Subtitles | حمدا لله ثم توجب علي إعفائها من واجباتها كعرّابة |
| görevlerini azaltarak yardımcı olabilirsiniz. | Open Subtitles | يمكنك المساعدة عن طريق تقليل واجباتها ذلك حقاً كل ما يمكنني قوله |
| Bu, annelik görevlerinin en uzun ve en zahmetli olanıdır. | Open Subtitles | هذه هي المرحلة الأطول والأصعب من واجباتها الأموميّة. |
| Eğer Latin Star Driling sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmiş olsaydı 86 milyon. | Open Subtitles | إذا حققت شركة لاتين ستار للحفر والتنقيب واجباتها التعاقدية ... |