| Ata ve tüfeğe ihtiyacımız var. | Open Subtitles | بحاجة لخيول وبنادق |
| Ata ve tüfeğe ihtiyacımız var. | Open Subtitles | {\cH00ffff}.إننا بحاجة لخيول وبنادق |
| Son alti ayda içine konserve gida tüfek ve Friday Night Lights'in bes sezonunu koydum. | Open Subtitles | لقد قضيتُ الأشهر الستة الأخيرة وأنا أملأه بالأطعمة المعلبة وبنادق للدفاع عن النفس ، والمواسم " الخمسة لمسلسل " أضواء ليلة الجمعة |
| Showroom'da şu kovboylu Çılgın Batı revüsü vardı, ve atlar, tüfekler, hatta at arabası bile vardı. | Open Subtitles | أتعلمين, لقد كان أقُيم في مسرح الفندق عمل مسرحي غنائي عن الغرب القديم أحتوي علي رعاة بقر و خيول وبنادق و مركبة جياد عمومية حقيقية |
| - Erzak yolları, her şey. - Bunları nereden buldunuz? Kamyonlarımız, benzinimiz ve silahımız var. | Open Subtitles | لدينا شاحنات , وقود وبنادق عن ماذا تتحدث ؟ |
| Burada silahlar var. Pompalı tüfekler, hafif makinalı tüfekler. | Open Subtitles | لدينا أسلحةٌ هنا بندقية، وبنادق رشاشة |
| - Beş. Tabanca ve tüfekleri var. Üç rehine var. | Open Subtitles | خمس ، مسلحون بمسدسات وبنادق هناكثلاثرهائنإثنانفيالمطبخ، |
| Bu da, Maxim silahlı ve tüfekli, kana susamış 400 piç eder. | Open Subtitles | هؤلاء 400 وغدٍ مُتعطّشٍ للدماء "مُسلّحون برشّاش "ماكسيم وبنادق مع كلٍ منهم |
| Atları ve silahları var. | Open Subtitles | لقد أهدونا خيولاً, وبنادق |
| Ata ve tüfeğe ihtiyacımız var. | Open Subtitles | إننا بحاجة لخيول وبنادق. |
| Ata ve tüfeğe ihtiyacımız var. | Open Subtitles | إننا بحاجة لخيول وبنادق. |
| Son altı ayda içine konserve gıda tüfek ve Friday Night Lights'ın beş sezonunu koydum. | Open Subtitles | لقد قضيتُ الأشهر الستة الأخيرة وأنا أملأه بالأطعمة المعلبة وبنادق للدفاع عن النفس ، والمواسم " الخمسة لمسلسل " أضواء ليلة الجمعة |
| Kırmalı tüfekler, çift kırma av tüfeği, üst üste namlulu ve klasik pompalı tüfek var. | Open Subtitles | لدينا البنادق ذات الفوهة الواحدة، والبنادق بفوهتين متجاورتين، وبفوهتين متعامدتين، وبنادق الـ(بومب أكشن) التقليدية |
| Kamyonlarımız, benzinimiz ve silahımız var. | Open Subtitles | لدينا شاحنات , وقود وبنادق |
| - Silahları bırakın! İskeleye kırın! - Cephane ve tüm silahlar lazım bana! | Open Subtitles | أتركوا الأسلحة وإلى السطح، أحتاج لذخائر وبنادق! |
| Bunlar devriye polisleri! Tabancaları ve pompalı tüfekleri var. | Open Subtitles | هذه أول استجابة لشرطة المدينة لديهن مسدسات وبنادق |
| Bu da, Maxim silahlı ve tüfekli, kana susamış 400 piç eder. | Open Subtitles | وهناك أربعمائة من الأوغاد المتعطشة للدماء مُسلّحون بأسلحة مكسيكية وبنادق آلية لكل فرد |
| Birkaç sandık dolusu 9 mm'lik otomatik silahları var, Ruger olsun, Kel-Tec olsun. | Open Subtitles | {\pos(190,210)} لديهم خزانتان ممتلئتان بمسدسات آليّة عيار 9 ملم {\pos(190,210)} ومسدسات (روجرز) وبنادق (كِل-تكس). |