| Kaşlarını kaldırıp biraz gülümse, işte böyle. | Open Subtitles | من الافضل أن ترفع حاجبيك وتبتسم قليلاً هكذا |
| Yüzüme bak, gülümse ve hayatta kal. | Open Subtitles | ...وتنظر مباشرةً إلى وجهه ...وتبتسم ثم تنجو |
| Ona benzemiyor, ama bir şekilde o olduğunu biliyorum ve aşağıya, bana bakıyor, gülümsüyor. | Open Subtitles | لا تيدو مثلها ولكنني أعرف أنها هي تنظر إليّ في الأسفل وتبتسم |
| İnsanlara gülümsüyor, ellerini sıkıyor, merhaba diyordun... | Open Subtitles | ها أنت، تصافح الناس، وتبتسم وترحب |
| Seni elinde içki, yüzünde gülümsemeyle burada gördükçe midem bulanıyor. | Open Subtitles | رؤيتك هنا، والكأس بيدك وتبتسم تجعلني أشعر بالغثيان. |
| Dalgınca bir gülümsemeyle | Open Subtitles | وتبتسم بذهن شارد |
| Kraliçe düzgün bir şekile başını sallar gülümser ve elini sallar. | Open Subtitles | ... الملكة يفترض أن تومئ كما ينبغي . وتبتسم ، وتلوح |
| Ama koridorda durup beğendiği bir şarkıyı söylediğinizde... size bakıp gülümserdi. | Open Subtitles | لكن إن وقفنا عند الباب ... وغنينا أغنيتها المفضلة كانت تنظر إلينا وتبتسم |
| Müzik çalmaya başladığı anda yunuslar zıplıyor ve gülümsüyorlar. | Open Subtitles | عندما تذهب إلى ذلك المكان تسمع الموسيقى الدلافين تقفز وتبتسم |
| gülümse, çekici ol, havalı ol. | Open Subtitles | وتبتسم وتبدو ساحرا ورائعا |
| Başla ve gülümse. | Open Subtitles | ـ يمكنك أن تمضي وتبتسم |
| Genç bir kız bana bakıyor, ve gülümsüyor. | Open Subtitles | ..وشابة صغيرة جداً تتطلع إليَّ وتبتسم |
| Şu genç adamın yanında sevimli bir şekilde gülümsüyor. | Open Subtitles | ـ ـ ـ وتبتسم لهذا الرجل |
| Hiç konuşmuyor sürekli gülümsüyor! | Open Subtitles | إنها تبتسم وتبتسم فقط |
| Dalgınca bir gülümsemeyle | Open Subtitles | وتبتسم بذهن شارد |
| Oğlun önemli bir şey olmadığını düşünürken sen bir gülümsemeyle geçiştiremezsin. Neyi? | Open Subtitles | ...لايمكنك أن تقف هكذا وتبتسم, وإبنك - ماذا؟ |
| İlk başta, insanları karşılar ve herkese gülümser. | Open Subtitles | أولاً ترحب بالناس وتبتسم فى وجوه الجميع |
| Gülüyorlar. Anne etrafına bakar ve gülümser. | Open Subtitles | إنهم يضحكون، الأم تنظر من حولها وتبتسم. |
| Balkona çıkardı. Bana gülümserdi. | Open Subtitles | كانت تخرج إلى الشرفة, وتبتسم لي. |
| Hep gülerdi ve gülümserdi. | Open Subtitles | كانت دائما تضحك وتبتسم |
| Size gülümsüyorlar | Open Subtitles | وتبتسم من أجلك |