| Phylly, arkandan veya yüzüne kilonla alakalı yaptığım çizimler yüzünden özür dilerim. | Open Subtitles | فيلي أنا اسف عن الاشياء التي قلتها عن حجمك ومن وراء ظهرك |
| Bu yaşa geldin herkesin arkandan güldüğünü bilmiyor musun? | Open Subtitles | دون دون ان تعرف ان الجميع يضحك عليك من وراء ظهرك ؟ |
| Fakat duymuşsundur, arkandan seni hep kötülerken. | Open Subtitles | ولكن تعلم, هو دائما كان يفتخر بك بالكلام من وراء ظهرك, |
| Bu kasabadaki her adamla bir kolun Arkanda dövüşebilirdin. | Open Subtitles | وانت يمكن ان تبارز اي رجل في البلدة بيد واحدة وراء ظهرك |
| Seni arkandan kazıklamak yerine, yüzüne baka baka kazıklıyor. | Open Subtitles | تغير طفيف، ينتقل من خداعك من وراء ظهرك إلى خداعك في وجهك. |
| Eğer yüzüne bile gülebiliyorsa arkandan neler söylediğini tahmin et. | Open Subtitles | , وإنها لو ضحكت فى وجهك تخيل ما يمكن ان تقوله . من وراء ظهرك |
| Bunu yaptığını düşünen tek kişi ben değildim. Herkes arkandan böyle olduğunu konuşuyordu. Harika. | Open Subtitles | لم أكن أنا من قال ذلك كل شخص كان يقول هذا من وراء ظهرك |
| İnsanlar ne derse desin, Bay Cromwell ister yüzüne karşı ister arkandan sen hâlâ benim birinci vekilimsin. | Open Subtitles | مهما يقول الناس ، ياسيد كرومويل إما أمام وجهك أو وراء ظهرك لا تزال وزيري الأول |
| Söylemek istemiyorum ama yeğenin senin arkandan bağımsızlığı için savaşıyordu. | Open Subtitles | أنا أكره ماسأقوله لك ، ولكن ابن أخيك قرر العمل لحسابه الخاص من وراء ظهرك |
| arkandan iş çeviriyormuşum gibi konuşma. | Open Subtitles | و لا تتصرف و كانني افعل ذلك من وراء ظهرك |
| Evet..bunu herkes biliyor..ya da arkandan gülüyordu | Open Subtitles | أجل، أجل، الجميع يعرف بهذا. لكنّهم قرّروا السخرية منكِ من وراء ظهرك. |
| arkandan iş çevirmemeliydim ve seni defileden çıkartmaya çalışmamalıydım. | Open Subtitles | لم يكن حرياً بي التصرف وراء ظهرك ومحاولة تخريب مسيرتك |
| Tevekkeli herkes arkandan senin için buzdan kraliçe diyor. | Open Subtitles | فلا عجب أن يدعونك ملكة الثلج من وراء ظهرك |
| Kızın senin arkandan gülmesi utanç verici. | Open Subtitles | إنه لأمر مخزي أنها كانت تضحك عليك من وراء ظهرك |
| arkandan seni aşağılayan bu adamları savunuyorsun. | Open Subtitles | أنت تدافع عن هولاء الرجال الذين قامو بإهانتك من وراء ظهرك. |
| Diz çökmeni ve ellerini Arkanda birleştirmeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تسجد أسفل و ضع أيديك وراء ظهرك. |
| Eğer bu korkunç olayı Arkanda bırakmaya çalışırsan küçük kalbinin arzu ettiği her şeyi vereceğim. | Open Subtitles | إن أمكنكِ ان تتركي هذا الحادث الرهيب وراء ظهرك سأُعطيكِ كل ما يرغب به قلبكِ الصغير |
| Öpüşmek yok. Ellerin Arkanda olacak. | Open Subtitles | ياللفرحة - لا من دون تقبيل ضع يديك وراء ظهرك - |
| Ellerini arkaya koy. Konuşmama hakkın var. | Open Subtitles | ضع يدك وراء ظهرك لك الحق في البقاء صامتاً |
| - Ellerini başının arkasına koy. | Open Subtitles | الأيدي وراء ظهرك. |
| Ölüm arkanızda. | Open Subtitles | الموت وراء ظهرك |
| arkanızdan ne işler çevirdiğini söylemek benim üstüme vazife değil. | Open Subtitles | لست انا التى تخبرك بما يحدث من وراء ظهرك |
| O itler arkamdan her türlü iş çevirir. | Open Subtitles | من الممكن أن يخدعوك من وراء ظهرك |