| Aslında herkese, piyanonun teyzemden miras kaldığını söyleyip duruyor. | Open Subtitles | .. في الحقيقة ، إنه لا ينفك يخبر الجميع أنني ورثته من عمّتي |
| Ama sana tüm bunlar miras kaldı şimdi. | Open Subtitles | هذا الإتفاق لم يرق لك وأنا أعلم هذا لكنّك ورثته مثلما ورثت كل هذا |
| Bana miras kalan bir yerden vazgeçeyim ve bu yerde o kadar insanı gözü varken unutup gideyim. | Open Subtitles | ... ان اترك ملكية هذا القصر الذى ورثته ... وانسى كل شىء عنه بدون ان القى نظرة على الملكية ؟ |
| Babamın mirası da yok olacak. | Open Subtitles | الذي ورثته منذ 4 ايام و افساد أرث والدي المتوفي |
| Burası büyük annemindi. Ben büyük annemden sadece gözlerini almışım. | Open Subtitles | الأمر الوحيد الذي ورثته عن جدّتي هو عيناها |
| Ölümünden kısa süre sonra, varisleri onun anılarını hayatıyla ilgili bir kitapta topladı. | Open Subtitles | . . بعد فترة قليلة من موته قام ورثته بجمع ذكرياتهم عن قصة حياته الملحمية |
| Hatta, ömrünü eserleri yasal varislerine iade etmeye çalışarak geçirmiş. | Open Subtitles | في الواقع، قضى حياته كلها يحاول إرجاع الفنّ إلى ورثته الشرعيين |
| miras kaldı. Seni kıskandırmaya çalışıyordum. | Open Subtitles | لقد ورثته كنت أحاول إثارة غيرتكِ |
| Çok mesafeli bir kadın olan annemden miras kaldı. | Open Subtitles | ورثته من أمي إمرأة منعزلة جداً |
| "Sana miras bırakılan ideallere sadık kalmak en büyük görevindir çünkü bu görev sana en üst seviyeden verildi." | Open Subtitles | "إخلاصك للمثل الأعلى الذي ورثته هو واجبك أكثر من أي شيء آخر لأن شغلك لذلك المنصب يأتي من أعالي السماوات، |
| Diyelim ki sana benden miras kaldı. | Open Subtitles | يمكننا القول أنك ورثته مني. |
| miras kalan bütün para hepsi bitti. | Open Subtitles | كل المال الذي ورثته نفد |
| O benim adamim degil. Bana miras kaldi. | Open Subtitles | ليس جنديّ لقد ورثته |
| Susan'a teyzesinden miras kaldı. | Open Subtitles | سوزان" ورثته من عمّتها الميّتة" |
| - Evet, babamdan miras kalan tek şey bu. | Open Subtitles | -أجل، إنّه الشيئ الوحيد الذي ورثته عنه . |
| miras sayılır. | Open Subtitles | ورثته نوعًا ما. |
| En azından babandan sana miras kalanın. | Open Subtitles | على الأقل ما ورثته عن أبيك |
| 'Sadece bu sarayı değil, Kral öldükten sonra kalan bütün mirası paylaşmak istiyorum.' | Open Subtitles | "ليس فقط القصر.. كنت أود مشاركة أختيّ" "كل شيء ورثته" |
| Büün servetim onun bana olan mirası. | Open Subtitles | ورثته هي الحصول على كل ما أملك من أصول |
| - Babamdan almışım. | Open Subtitles | شىء ما ورثته من أبى |
| Babamdan başka ne almışım? | Open Subtitles | -ما الذي ورثته أيضاً من والدي؟ |
| Ama Sezar'ın sizleri kendi varisleri olarak adlandırdığını bilmeseniz daha da iyi olur. | Open Subtitles | بل سيكون من الأفضل ألا تعرفوا أن قيصر قد جعلكم ورثته |
| varisleri Darlington Malikanesi'ni satışa çıkarmışlar. | Open Subtitles | قرأنا أن ورثته عرضوا منزله للبيع |
| varislerine bıraktığı birkaç parça eşyanın arasında Lindbergh Palas'ta | Open Subtitles | "من عدد قليل من المتلكات ذهبت إلى ورثته " "كانت هناك مجموعة موسوعات بريتانيكا :بريتانيكا . |