| Ben falcı değilim, medyum değilim, ben ölülerle iletişim kurmuyorum, ölüler benimle iletişim kuruyor. | Open Subtitles | لست عرافاً أو وسيطاً ولا أتصل بالموتي بل هم يفعلون |
| Ben medyum değilim ama donanma savaş pilotu olduğunu düşünürsek buna çok kızdığına eminim. | Open Subtitles | أنا لست وسيطاً, لكن بإعتبار إنه طيار حربي بحري أقول لابد إنه غاضب جداً بشأن هذا |
| sen medyum değilsen, peki, neden polisle çalışıyorsun? | Open Subtitles | إذا لم تكن وسيطاً روحياً، فلمَ تعمل مع الشرطة؟ |
| - Ne yapayım? - Cevabınızı açıklar mısınız? Özellikle bilmek istediğim, arada aracı var mıydı? | Open Subtitles | فأنا يهمني أن أعرف عما إذا كان هناك دوماً وسيطاً بينكما |
| Özellikle bilmek istediğim, arada aracı var mıydı? | Open Subtitles | فأنا يهمنى أن أعرف عما اذا كان هناك دوماً وسيطاً بينكما |
| Yaşlanan psişik bir çocuğu kimse sevmez. Tıraş olması gereken bir çocuğa şort yakışmıyor. | Open Subtitles | لا يروق لأحد وسيطاً روحياً يكبر بالسن ولا يبدو السروال القصير جيداً على فتى بحاجة للحلاقة |
| Onların yasal davayı takip etmeleri için bir aracıya ihtiyaçları vardı. | Open Subtitles | لقد احتاجوا وسيطاً لمتابعة قضيتهم القانونية |
| Seneler önce medyum olduğun zamanlarda bana yalan söyledin hep. | Open Subtitles | كلّ تلك السنوات التي مضت، حينما كنت وسيطاً روحياً وكنت تكذب عليّ، |
| Ama bazı şeyleri hatırlıyor eskiden sahte medyum olduğu gibi. | Open Subtitles | ولكنّه يتذكّر بعض الأشياء، مثل كونه في السابق وسيطاً روحياً مُزيفاً. |
| Bir medyum değilsen bile, sen çok iyi bir polissin. | Open Subtitles | وإن لم تكن وسيطاً روحياً فأنت شرطي جيد للغاية |
| Onun medyum olmadığını söylediğini biliyorum ama ben pek emin değilim. | Open Subtitles | أعلم أنّك تقول أنّه ليس وسيطاً روحانياً، لكنّي لستُ مُتأكّدة. |
| Ahbap, gerçek bir medyum olmadığının farkındasın. | Open Subtitles | يا صاح، أنت تدرك أنّك لست وسيطاً روحيا حقيقياً. |
| Gayet açık bir şekilde medyum değil ama ne yaptığını çok iyi biliyor. | Open Subtitles | حسناً، من الجليّ أنّه ليس وسيطاً روحياً حقيقياً، ولكنّه يعرف ما يفعله. |
| Madem medyum değilsiniz, CBI için ne yapıyorsunuz? | Open Subtitles | ماذا تفعل في مكتب "كاليفورنيا" للتحقيقات إذا لم تكن وسيطاً روحيّا؟ |
| Belki o zaman medyum Dostlar Şubesi' ni aramalısınız. | Open Subtitles | ربما يجب أن تدعو وسيطاً روحياً إذاً |
| Özellikle bilmek istediğim, arada aracı var mıydı? | Open Subtitles | فأنا يهمني أن أعرف عما إذا كان هناك دوماً وسيطاً بينكما |
| Dış dünya ile irtibat kurabileceği bütün yolları belirler aracı olarak kullanabileceği herkesle konuşuruz. | Open Subtitles | سوف نؤسس كل طريقة يمكنه بها الإتصال بالعالم الخارجي ونتحدث مع أي شخص قد يستعمله وسيطاً |
| Arkalarında kim varsa, psişik olsun olmasın hep bir adım önümüzdeler. | Open Subtitles | أياً كان مَن وراءهم، من الممكن أن يكون وسيطاً أو لا يكون، ولكنهم يسبقوننا دائماً بخطوة |
| Bir aracıya ihtiyacın var. | Open Subtitles | تحتاج لشخص يكون وسيطاً بينك وبين الشرطة |