| Adamın başka seçeneği yoktu. Senin kız, onu polislere ispiyonladı. | Open Subtitles | لم يكن للرجل أي خيار فتاتك وشت به لرجال الشرطة |
| Ağzında bakla ıslanmıyor. Beni babama ispiyonladı. | Open Subtitles | لا تستطيع أن تبقي على سر لمدة خمس دقائق لقد وشت بي كليا لوالدي |
| Sonra da eğer beni ihbar ederse... o mektubun bir kopyasını tesisatçıya postalayacağımı söyledim. | Open Subtitles | ثم أخبرتها إن وشت بى فسأرسل نسخة من الرسالة إلى السباك |
| Peki ya Won-mo'nun annesi bizi sonradan ihbar ederse ne olacak? | Open Subtitles | ماذا لو أن والدة وون - موا وشت علينا بعد ذلك؟ |
| Hey, dostum, Chris Chris bizi gammazladı ve başımıız belada. | Open Subtitles | مرحباً يا رجل, (كريس) وشت بنا وقد نلنا عقاباً كبيراً |
| Hey, dostum, Chris Chris bizi gammazladı ve başımıız belada. | Open Subtitles | مرحباً يا رجل, (كريس) وشت بنا وقد نلنا عقاباً كبيراً |
| Çünkü beni ispiyonlayan son hizmetçi rahatlıkla "sürgün" edildi. | Open Subtitles | لأن مدبرة المنزل الأخيرة التي وشت بي بسهولة "رحلت" بالإطالية* |
| Hemşiresini hemen ispiyonladı. | Open Subtitles | لقد وشت بزميلتها الراهبة سريعاً |
| - Ama o 10 numarayı ispiyonladı. - Şimdi iki kez ispiyonladın. | Open Subtitles | لقد وشت بالرقم 10 - والآن لقد وشيتَ مرّتين - |
| Sapıttı. Sonra beni müdüre ispiyonladı. | Open Subtitles | وخرجت من الفصل ثم وشت بي عند الناظر |
| Partiyi ispiyonladı. | Open Subtitles | -لقد وشت بمكان الحفلة |
| - Parani al. Amerika'li beni ihbar etti. | Open Subtitles | الفتاة الأمريكية وشت بي. |
| Beni ihbar etmiş. | Open Subtitles | لقدْ وشت بي |
| Küçük hain, ne yaptı beni gammazladı mı yani? | Open Subtitles | أوه تلك الخائنة، هل وشت بي ؟ |
| Yapma, Penelope. Annie ispiyonlayan kişi değil. | Open Subtitles | -دعك من هذا يا (بينيلوبي)، ليست (آني) هي من وشت |