| Ekim ayında suç duyuruları ilk kez ortaya çıktığında Korkunç Korsan Roberts ve İpek Yolu destekçileri öylece dağıldı. | Open Subtitles | أعتقد أن أنصار القرصان الرهيب روبرتس وطريق الحرير فقط تبعثروا لأن فجأة هذا الشيء الذي بدا وكأنه مجتمع مثالي |
| Aynı Yolu iki defa kullanmazlar ve 10. Otoyolda çok devriye var. | Open Subtitles | هم لا يرجعوا، وطريق سريع 10 محروس بشكل جيد جدا جدا. |
| - Penny Sokağı ile Abby Yolu'nun arasında. | Open Subtitles | حسنا، هو على الزاوية من البنس لين وطريق الدير. |
| Unutma. Bunu yapmanın bir doğru bir de yanlış Yolu vardır, tamam mı. | Open Subtitles | الآن تذكر هناك طريق صحيح وطريق خاطئ لعمل هذا، اوكي ؟ |
| Kaşgar ve İpek Yolu'nu geride bırakarak Tian Shan'a gidiyoruz Türkçesiyle Cennet Dağları'na. | Open Subtitles | نترك كاشجار وطريق الحرير خلفنا ونسافر عبر تيان شان أو الجبال السماوية. |
| Güney-batı çay ve ipek Yolu. | Open Subtitles | طريق الجنوبي الغربي وطريق الحرير والشاي. |
| Böyle bir kabirde mutlaka bir giriş çıkış Yolu vardır. Onu bulun. | Open Subtitles | في مثل هذه القبور هناك طريق للدخول وطريق للخروج. |
| O yerlerden birisi Briarwood Yolu ile Lowell yolunun kesişme noktasındaymış. | Open Subtitles | أحد هذة الأماكن كان تقاطعا بين طريق برايرود وطريق لول |
| Eğer aşağıda bir şey unutulursa, dönüş Yolu çok uzak. | Open Subtitles | وطريق النزول طويل إذا كُنت قد نسيت شيئا ً. |
| Güvenlik kamerası var. İki ajan, bir çıkış Yolu. | Open Subtitles | يوجد كاميرا مراقبة، عميلان وطريق واحدة للخروج. |
| Her şeyi, hani, yapmanın doğru ve yanlış bir Yolu var ya, biz de şey gibiyiz... | Open Subtitles | هُناك، مِثل، طريق صحيح وطريق خطأ لِفعل كُل شئ، ونحنُ مِثل.. |
| İpek Yolu, oraya vergi toplamak için gittik mi biz hiç? | Open Subtitles | وطريق الحرير؟ هل سوف نسافر أبداً إلى هناك لجمع الضرائب؟ |
| Durum berbat ve birimizin, benim, ölmesi gerektiği bir çıkış Yolu vardı. | Open Subtitles | بموقف صعب, وطريق واحد للخروج وأحدنا كان ليموت وهو انا |
| Newberry Yolu'nda, 103'üncü Cadde'yle Fountain arasında. | Open Subtitles | أجل القنال رقم 3329 في طريق نيوبوري " بين الـ 103 وطريق الشلال " |
| Ve buda heycanladırma Yolu, herkes! | Open Subtitles | وطريق أَنْ يَكُونَ عِنْدَهُ روحُ، كُلّ شخص! |
| Wellington Caddesi, Queen's Yolu, Connaught Yolu, | Open Subtitles | " شارع " ويلنغتون " طريق " كوين " وطريق " كانوت |
| 2'den 5 numaralı yola kadar trafik yavaş akıyor şu anda. Tek şeridin kapanması, I-10 numaralı Yolu tıkamış durumda. | Open Subtitles | طريق 2 يسير ببطء ويصبح سريع في طريق 5 ."وطريق مغلق تماماً عند شارع "آي |
| Yüzbaşı Park, Xin Hua Caddesi, Huang He Yolu 3 ve 7. birimlerce kapatıldı. | Open Subtitles | القائد بارك، الوحدات 3 و7 أغلقتْ تقاطع شارع شين-هوا وطريق هوانغ-هيي. |
| Xin Hua Caddesi ve Huang He Yolu Arası Kesişimi, Üniteler 3 ve 7 tarafından engellendi. | Open Subtitles | الوحدات 3 و7 أغلقتْ تقاطع شارع شين-هوا وطريق. هوانغ-هيي |
| Michel, bir yanım doğa koruma alanı, bir yanım itfaiye Yolu, bir yanım korunan bir sulak alan. | Open Subtitles | يا "ميشيل"، توجد محمية طبيعية في جانب منه وطريق سيارات إطفاء في الجانب الآخر، ومستنقعات محمية في الجانب الآخر، |