| Ayrıca yapay zekânın yeni işler ortaya çıkaracağını, böylelikle işini kaybedenlerin yeni bir iş bulacağını söylerler. | TED | قالوا أيضًا أن الذكاء الاصطناعي سوف يخلق وظائف جديدة، لذا فهؤلاء الذين فقدوا وظائفهم سوف يجدون وظائف جديدة. |
| Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü. 35.000 kişi işini kaybetti. | TED | دمر كليا في الثمانينات والتسعينيات 35 الف شخص فقدوا وظائفهم |
| Hala bir işleri var mı diye bildirmek üzere herkesi çağırdı. | Open Subtitles | هو دعى الجميع الى بيته ليخبرهم عن مدى بقائهم فى وظائفهم. |
| En sonunda neredeyse her 10 Amerikalıdan biri işsiz kalmış oldu. | TED | وأسوء ما في الأمر، أن واحداً من عشرة أمريكيين فقدوا وظائفهم. |
| işlerini kaybeden insanları ifade ediyor. Çin'de 1998 ile 2000 yılları arasında 21,37 milyon insan işinden oldu. | TED | من سنة 1998 إلى 2000، 21.37 مليون شخص فقدوا وظائفهم بالصين. |
| Ve sinsilik yapmak isteyen gavatlar işlerine elveda öpücüğü verebilirler. | Open Subtitles | وأولئك الذين يريدون أن يكونوا ملاعين بإمكانهم أن يودعوا وظائفهم |
| 70 kişi işini kaybetti ama sen paranı aldın. | Open Subtitles | سبعون رجل فقدوا وظائفهم لكنك حصلت على عائداتك |
| Ve hepsi sona erdiğinde yasa üstünde çalışan 14 kongre bürokratı kongre binasındaki işini bıraktı ve sağlık sigortası sektöründe çalışmaya başladı. | Open Subtitles | وعندما كانت في جميع الأنحاء 14مساعدة من الكونجرس الذين عملوا على الفاتورة تركوا وظائفهم على التَلِّ |
| Onca yıllık devlet hizmeti sonrası, Washington'da yok yere işini kaybeden insanlardan haberdarız. | Open Subtitles | نحن نعرف أناس في واشنطن فقدوا وظائفهم بعد سنوات خدمة طويلة بدون آي سبب |
| Tarafsız kaynaklar 58.000 kişinin öldüğünü 180.000 kişinin ise işini kaybettiğini söylüyor. | Open Subtitles | وتفيد مصادر محايدة أن أكثر من 58،000 شخص فقدوا حياتهم و180،000 فقدوا وظائفهم |
| Tanıdığım hiç kimse işini, arkadaşlarını ve ailesini üç aylık ağır iş için terk etmez. | Open Subtitles | لا أعرف أي شخص قد يترك وظائفهم صدقائهم و عائلاتهم لقيام بعمل يدوي مدة ثلاثة أشهر |
| Batarsam işini kaybedecek onlarca elemanım vardı. | Open Subtitles | لقد كان تحت إمرتي إثنا عشر موظفاً سوف يخسرون وظائفهم في حالة إفلاسي. |
| Ayrıca, yöneticilerden birkaçının da kendilerine göre bazı elleme, mıncıklama, ve açık dükkan sorunları var, o yüzden artık onların da işleri güvende. | Open Subtitles | بالإضافة إلى أن العديد من الموظفين ،لديهم مشاكل في اللمس الضغط، والفتح و الأن وظائفهم بأمان، أيضاً |
| Bu adamlar işleri için ölümüne dövüştüler. | Open Subtitles | أولائك الرجال حاربوا حتى الموت من أجل وظائفهم |
| Bütün Pondlar, evleri, işleri ve günlük hayatlarıyla... | Open Subtitles | جميع عائلة بوند، ببيتِهم و وظائفهم وحياتهم اليومية |
| O seçenek, buranın parçalarına ayrılıp onlarca insanın işsiz kalması. | Open Subtitles | وهو أن يتفكك هذا المكان ويباع عندها سيفقد الكثيرون وظائفهم. |
| Tesis ettiği kısıtlamalar 753 insanı işsiz bırakacak. | Open Subtitles | إن الموافقة على هذا الطلب سوف يقصي 753 عامل من وظائفهم |
| Çin'de on milyonu aşkın göçmen işçi işsiz kaldı. | Open Subtitles | ما يزيد عن 10 ملايين من العمال المغتربين فى الصين فقدوا وظائفهم |
| Arkadaşların için o kapıyı açık bırakman yüzünden Fox River'da 6 gardiyan işinden oldu. | Open Subtitles | هناك 6 من حراس السجون فقدوا وظائفهم ., والآخرون تقاعدوا في فوكس ريفر و 12 تحت الاختبار بعدما قررت انتي |
| Sayende birkaç sekreter de işinden oldu. | Open Subtitles | بفضلك، الكثير من السكرتارية خسروا وظائفهم أيضًا. |
| Bütün bu insanları normal işlerine geri göndereceğiz. | Open Subtitles | سنعيد كل هؤلاء الناس إلى وظائفهم العادية |
| Sadece ben değil, savcılar da işlerini kaybedecekti az kalsın. | Open Subtitles | ليس أنا فقط، بل المدعون على وشك أن يفقدوا وظائفهم |
| O adamlar senin yüzünden işlerinden olmuştur. Hemen geri götür bunu. | Open Subtitles | من المحتمل أن أولئك رجال فقدوا وظائفهم الآن، لابد أن تعيده |