| - Bana Nato Komuta Merkezini bağla. Artık ona daha fazla zaman veremem. | Open Subtitles | أحضر لي مركز قيادة الناتو لا يمكن أن أعطيه وقت أكثر من ذالك |
| Çünkü bu ona yemesi için daha fazla zaman veriyor. | Open Subtitles | من الوضح انّه يهمّ لأنّ ذلك يعطيه وقت أكثر للأكل |
| Tamam, yanılıyor olabilirim, ama... çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmeli. | Open Subtitles | حسناً, ربما أكون مخطئاً لكن يجب عليه أن يمضى وقت أكثر مع أولاده |
| John'la ben kilisede daha çok vakit geçirirdik. | Open Subtitles | جون وأنا قضينا وقت أكثر في الكنيسة عن الأخرون |
| Bence birbirimizi tanımak için biraz daha zamana ihtiyacımız var. | Open Subtitles | نحتاج وقت أكثر أن يصبح للمعرفة أحدهما الآخر. |
| bize o derinliklerde çoğunlukla sadece 15 dakika verdi. daha fazla zamana ihtiyacımız vardı. | TED | إنه يعطينا حوالي 15 دقيقة فقط، كحد أقصى، بالإنخفاض إلى تلك الأعماق. نحتاج وقت أكثر. |
| Sanırım ben de yapabilirdim. Sadece biraz daha fazla zaman alırdı. | Open Subtitles | أفترضأنهبإمكاني،أيضاً، لكنه فقط قد يستغرق وقت أكثر بعض الشيء |
| Annene, onlarla birlikte daha fazla zaman geçirmek istediğini söylüyordun. | Open Subtitles | لقد قلت لوالدتك أنك تريد قضاء وقت أكثر برفقتهم |
| Çocuklar benimle daha fazla zaman geçirmek istiyor. | Open Subtitles | الأطفال يَطْلبونَ الصَرْف وقت أكثر مَعي، ذلك كُلّ. |
| Aslında, uzatma için geldim. daha fazla zaman ihtiyacım var. Ne kadar? | Open Subtitles | في الحقيقة جئت من أجل التمديد أحتاج وقت أكثر كم؟ |
| Eh, artık bunun için daha fazla zaman olmalıdır. | Open Subtitles | حسناً ، يجب أن يكون لديك وقت أكثر لفعل هذا الآن |
| Görevler artık bittiğine göre birlikte daha fazla vakit de geçirebiliriz. | Open Subtitles | أجل, أتعلم ماذا؟ الآن و بعد انتهاء التعهد بإمكاننا قضاء وقت أكثر مع بعضنا |
| Neden onlara, bizim daha az müşterimiz olduğunu o yüzden her birine daha fazla vakit ayırabileceğimizi söylemiyorsunuz. | Open Subtitles | حتى نتمكن من قضاء وقت أكثر مع كل واحد منهم؟ |
| Bakın, ben de burada daha fazla vakit geçirmek isterdim. | Open Subtitles | انظري، أحبذ البقاء وقت أكثر هنا ولكنّي أعمل |
| Torununla daha çok vakit geçirmek istiyorsan geçirsene Jake burada. | Open Subtitles | هل تريدِ أن تقضي وقت أكثر معه ، لا بأس ، هو هنا. |
| Aslında bir uzatma isteyecektim. - Biraz daha zamana ihtiyacım var. - Ne kadar? | Open Subtitles | في الحقيقة جئت من أجل التمديد أحتاج وقت أكثر كم؟ |
| Efendim, davayı hazırlamak için daha fazla zamana ihtiyacım var. | Open Subtitles | سيدى, انا احتاج وقت أكثر للأستعداد لهذه القضية |
| Nasıl öğrenme alanına daha çok zaman ayırabiliriz? | TED | اذا كيف يمكننا امضاء وقت أكثر في التعلم؟ |
| Belki de Lela ve Tanner kimsenin baskısı olmadan biraz zaman geçirmelilerdir. | Open Subtitles | ربما علينا أن نجعل ليلا و تانر يقضون وقت أكثر مع بعضهم دون ضغط الرفاق. |
| - Sorun değil. Sadece, birlikte biraz daha vakit geçiririz diye düşünmüştüm, ama okulda görüşürüz. | Open Subtitles | كُنت أتمنى فقط أن نقضي وقت أكثر سويةً ...لكن |
| Fazladan zaman geçirdiğin için seni suçlamıyorum. | Open Subtitles | لا ألومك لقضاء وقت أكثر هنا بالأسفل |
| Eğer daha çok zamana ihtiyacınız varsa, kafasını odana gönderebilirim. | Open Subtitles | اذا تريدين وقت أكثر يمكنني أن أرسل رأسه الى غرفتكِ |
| Daha fazla zamanımız olsaydı belki de harika bir planla gelebilirdik. | Open Subtitles | لو كان لدينا وقت أكثر ربما أمكننا التوصل إلى الخطة الثالية |
| biraz daha zaman geçtikten sonra tekrar gel. | Open Subtitles | ما عساك تكونى فعلتى فى ثلاثة أيام عودى عندما يكون مر وقت أكثر |