| Okulun kapısını açmamı istedi. Ben de kabul ettim. | Open Subtitles | وقد طلب مني أن أساعده في اقتحام المدرسة وقد وافقت |
| Kendisi için nadir bulunan mallar taşıdığım bir müşterim ona ait bir şeyi yeniden almamı istedi. | Open Subtitles | عميل لديّ ، يستطيع نقل البضائع النادرة وقد طلب مني ترتيب عمليّة لإسترجاعها |
| Kendisi için nadir bulunan mallar taşıdığım bir müşterim ona ait bir şeyi yeniden almamı istedi. | Open Subtitles | عميل لديّ يستطيع نقل البضائع النادرة وقد طلب مني ترتيب لإسترجاعها |
| Eli önümüzdeki dönem orada ders verecek ve benden de gelmemi istedi. | Open Subtitles | إيلي يقوم بالتدريس هناك الفصل الدراسي المقبل وقد طلب مني أن أذهب معه |
| Şirketin geçmiş hesaplarıyla ilgilenmemi istedi. | Open Subtitles | وقد طلب مني سابقاً بأن أتولّى الحسابات في شركته |
| Benden gelip yeni Aston Martin DB9 Volante'yle test sürüşü yapmamı istedi. | Open Subtitles | وقد طلب مني أن اتي لاختبار القيادة استون مارتن الجديدة DB9 Volant |
| Bakanımız Bay Walter White, size bunu bizzat teslim etmemi istedi. | Open Subtitles | وزير الخارجية الأميركي، السيد والتر وايت، وقد طلب مني أن تسليم هذه لك شخصيا |
| Benden, İspanya'ya geri dönmemi istedi. | Open Subtitles | وقد طلب مني أن أعود إلى إسبانيا |
| Oğlumun yokluğunda, Gabriel bu gizli cemaatini benim yönetmemi istedi. | Open Subtitles | In the absence of my son, وقد طلب مني غابرييل لقيادة هذه الجماعة المقدسة, |
| Burada olmamın tek nedeni Jack benim dostum ve desteğimi istedi. | Open Subtitles | انا هنا فقط لأن (جاك) صديقي وقد طلب مني ان أكون هنا لأدعمه |
| Benden sağdıcı olmamı istedi. | Open Subtitles | وقد طلب مني لأن أكون الإشبين |
| Benden onunla gitmemi istedi. | Open Subtitles | وقد طلب مني مرافقته |
| Onunla Fresno'ya gitmemi istedi. | Open Subtitles | وقد طلب مني الذهاب معه إلى "فرينسو" |
| Sizi ve iş arkadaşlarınızı çağırmamı istedi. | Open Subtitles | وقد طلب مني إحضارك وشركائك |
| Brody öldü ve benden seninle ilgilenmemi istedi. | Open Subtitles | (برودي) مات، وقد طلب مني أن أعتني بك |