| Bir erkeğin olabileceği kadar düşünceli, ama öte yandan, yatakta da adeta bir viking gibi vahşiyimdir. | Open Subtitles | أنا وقور كما يكون الرجال بينما لا أزال عنيفاً كــ الفايكينج في الفراش |
| Çok düşünceli birisin ama çıkıyor olmanızla ilgili bir problemim yok. | Open Subtitles | أنت شخص وقور جداً ولكن حقاً , ليس لدي أي مشكلة أنتما الأثنان تتواعدان |
| Keşke, tatlı, düşünceli bir adam o kapıdan girseydi. | Open Subtitles | أتمنّى شيء واحد لطيف ، رجل وقور يمشي عبر الباب . |
| Kafasında çiçek saksısı olan yaşlı bir taş arabasından daha vakur ne olabilir ki? | Open Subtitles | ما هو أكثر وقور مِنْ a كيس رمل مبتذل مَع a قدر زهرةِ على رأسها؟ |
| Onları, vakur olmayan davranışları yüzünden ödüllendiriyor. | Open Subtitles | مكافأة لهم على تصفرهم الغير وقور |
| Bayan Novak'ın kitabı ciddi bir düzyazıdır, başlığı da... Vikki, afedersin. | Open Subtitles | كتاب الآنسةِ نوفاك عمل وقور وهو عن الكتابة الواقعية |
| Bu düşünceli ve alçakgönüllü insanların yapacağı türden bir şey. | Open Subtitles | هذا فعل وقور, كم هم أناس متواضعين |
| Sen çok düşünceli ve gerçekliğe yatkınsın. | Open Subtitles | انت وقور جدا و ملتزم بالحقيقه. |
| İnanılmaz derecede düşünceli biridir. | Open Subtitles | إنه وقور بشكل لا يصدق |
| Ne kadar düşünceli bir adam. | Open Subtitles | يا له من رجل وقور. |
| Ama ciddi bir müzisyenden "I Ran" çalmasını istemek, bu çok fazla. | Open Subtitles | ولكن طلب أغنية "هربت" من عازف وقور فهذا أكثر من اللازم. |
| Ama ciddi bir müzisyenden "I Ran" çalmasını istemek, bu çok fazla. | Open Subtitles | ولكن طلب أغنية "هربت" من عازف وقور فهذا أكثر من اللازم. |