| ..bizim için bir gelecek bile görmüyorum, ama sonra karşımda oturan.. | Open Subtitles | ولا أرى حتى مستقبلاً لنا معاً لكنني أنظر إلى ولدي الصغير |
| Bu işler o kadar özelleştirilmiş ki, insanlık için büyük bir tehdit görmüyorum. | TED | وتلك الأشياء تخصصية تمامًا ولا أرى التهديد الحقيقي للبشرية |
| Anahtarcı benim ve onu size vermek için bir neden görmüyorum. | Open Subtitles | صانع المفاتيح لي، ولا أرى سببا ً يدفعني للتخلي عنه |
| Aynı envantere bakıyorum Kaptan ve üzgünüm ama şu ifadenin olduğu yeri göremiyorum, | Open Subtitles | أنا أنظر إلى بيان المحتويات , كابتن ولا أرى للأسف شيء مكتوب يقول |
| Bereketli bir avı bırakıyoruz. Bırakıp gitmek için bir sebep göremiyorum. | Open Subtitles | ويوجد هنا حصاد ممتاز، ولا أرى سببا لتركه |
| Ben senin yüzünde en ufak bir reaksiyon göremiyorum Neşe demiyorum, sadece herhangi bir şey | Open Subtitles | ولا أرى بوجهك أي تعبير لا أقول بهجة، لكن أي شيء |
| Anahtarcı benim ve onu size vermek için bir neden görmüyorum. | Open Subtitles | صانع المفاتيح لي، ولا أرى سببا ً يدفعني للتخلي عنه |
| Evet, ama ben de kurabiye yedim ve ölü bir akrabamı görmüyorum. | Open Subtitles | حسناً ربما لكني أكلت الكعك أيضاً ولا أرى أقارب ميتين وأشعر أنني جيدة |
| Bence de. Sorgusunu siz yaptığınız sürece bir sorun görmüyorum. | Open Subtitles | ولا أنا كذلك، ولا أرى أيّ مشكلة إن قمتِ أنتِ بالإستجواب. |
| Sadece gözlerimi açıyorum. Daha fazla bir şey görmüyorum. | Open Subtitles | أنا أفتح عيني على آخرهما ولا أرى أي شيء أكثر من ذلك حقاً |
| Herhangi bir pişmanlık, vicdan azabı duymuyorum ya da geceleri kabuslar görmüyorum. | Open Subtitles | أنا لســـت نادمــــة أنا لســت متأسفـــة.. ولا أرى أحلام مزعجـــة |
| Tek arzum huzur içinde yolculuğuma devam etmek ve buna itiraz etmeniz için de hiçbir sebep görmüyorum. | Open Subtitles | رغبتي الوحيدة هي إكمال رحلتي بسلام ولا أرى سبب لكي تعترض |
| Çünkü bu rastgele bir alıştırmaydı ve başardığına dair hiçbir kanıt görmüyorum! | Open Subtitles | لأن ذلك كان تدريباً عشوائياً ولا أرى دليلاً على نجاحك نهائياً |
| Ve bunu yapacak başka kimse göremiyorum. | Open Subtitles | أنا أعطيها ماأرادته تماما ولا أرى الآخرين يصطفون لفعل ذلك |
| Bir gün senin o göreve gelmemen için hiçbir sebep göremiyorum. | Open Subtitles | ولا أرى أي سبب لماذا لا يجب أن تكوني أنت يوماً ما |
| Dört farklı intihar, ikisi biz davaya katılmadan önce oldu ve hiçbir şekilde bir kalıp göremiyorum. | Open Subtitles | أربعة إنتحارِات منفصله، إثنان منها حَدثَت قَبْلَ تولينا القضية ولا أرى أي تقارب منقطي بينهم |
| Zaman zaman insanlara bakıyorum ve sevilecek bir taraflarını göremiyorum. | Open Subtitles | أنظر للناس أحياناً ولا أرى ما يستحقّ الإعجاب |
| En azından yarım mil kadar gelmiş olmalıyız. Bir çökme falan göremiyorum, ya siz? | Open Subtitles | لا بد أننا تجاوزنا النصف ميل ولا أرى أثراً لإنهيار |
| Peki ama zaten oradayım ve kışladan kimseyi göremiyorum. | Open Subtitles | حسنا, هذا بالضبط حيثُ موجود ولا أرى أي احد في حالة إعياء |
| Aslına bakarsan yoruldum. Tam anlamıyla nerede göremiyorum? | Open Subtitles | حسنا، هذا موقعي بالضبط ولا أرى أي أحد من الجيش |