| Bence bazı insanlar bu iş için doğar bazıları da doğmaz. | Open Subtitles | أحسب بعض الرجال ولدو إلى هذا العمل وآخرين لا |
| Sanırım bazıları bu iş için doğar, bazıları da doğmaz. | Open Subtitles | أحسب بعض الرجال ولدو إلى هذا العمل وآخرين لا |
| Bildiğim tek şey var o da kesin olarak doğmuş olmamız. | Open Subtitles | إنّ الشيء الواحد الذي أعرف بأنّنا بإستمرار أن نكون ولدو. |
| Onlar doğdu... onlar doğmuş. Les petite oiseaux, puisque ils sont jeunes... Bana nasıl hissettiğini neden söylemiyorsun? | Open Subtitles | لقد ولدو لقد ولدو حسنا لماذا لا تخبرينني عن شعورك ؟ |
| Bu Unaslar evcilleştirmenin içinde doğdular, ama isteyecek kadar özgürlüğü biliyorlar. | Open Subtitles | هؤلاء الأوناس ولدو في المزارع لكنه يعرفون الحرية بما يكفي |
| Afrika'da mı doğdular? | Open Subtitles | هل ولدو في إفريقيا؟ |
| Yedi nesil küçük kavgacı hayal edebileceğin en kötü yerlerde doğdu. | Open Subtitles | سبع أجيال منا ولدو في أسوأ الظروف التي يمكنك أن تتخيليها |
| Kanları karadır, hepsi bu diyarın toprağından doğmuştur. | Open Subtitles | جميعهم بالدم الاسود, جميعهم ولدو من الارض الظالمة |
| Yani, zor koşullar altında doğan büyüyen insanları yargılamak kolay. | Open Subtitles | أعني، إنهُ لأمرٌ سهل أن نحكمُ على أشخصا ولدو حيثُ تقع المشاكل |
| Biliyorum, bazıları hükümdarlığın içinde doğar, bazıları da bağıra çağıra sürüklenir. | Open Subtitles | بعض الرجال ولدو للعظمة وبعضهم يدفعون إليها بالركل والصراخ |
| Bazı insanlar biraz yetenekli doğar, ama bu onlar için biraz daha yüksek bir seviden başlamak anlamına gelir. | Open Subtitles | بعض الأشخاص ولدو بموهبة صغيرة، لكن ذلك يعني فقط بأنّهم يبدأون من موضع أعلى قليلًا. |
| "neredeyse bu rol için doğmuş gibi!" | Open Subtitles | فقط من ولدو لهذا الدور يستطيعون ذلك |
| Hür doğmuş, güçlü, sağlıklı adamlar görüyorum. | Open Subtitles | أرى رجال صحّيين أقوياء الذين ولدو أحرار |
| "Onlar, güney rüzgarlarından doğmuş, ve Allah özlerini şekillendirmiştir. " | Open Subtitles | "انهم ولدو من الرياحِ الجنوبية ، ونحتوا مِنْ جوهربقدرةالله. |
| Afrika'da mı doğdular? | Open Subtitles | هل ولدو في إفريقيا؟ |
| Kafeste doğdular. | Open Subtitles | ولدو في الأقفاص. |
| Çocuklar Ark'da doğdu, bir çimin uzantısını hiç görmediler ve bir kuşun ötüşünü hiç duymadılar. | Open Subtitles | الأولاد الذين ولدو في السفينه لم يروا ورقة العشب أبداً ولم يسمعوا الطيور تغني |
| Burada bir sürü köpek doğdu. | Open Subtitles | الكثير من الكلاب ولدو هنا؟ |
| Onlar güney rüzgarından doğmuştur. | Open Subtitles | "انهم ولدو من الرياحِ الجنوبية ، |
| Sen o gün doğan bebekler gibi değildin. | Open Subtitles | لم تكن مثل الآخرين الذين ولدو في . ذلك اليوم |