| Onu da düşündüm, ama en iyi arkadaşım yenisini alacağına, elindeki köpeği eğitmek daha iyidir dedi. | Open Subtitles | لقد فكًرتُ في ذلك , ولكن أفضل صديقاتي قالت لي من الأفضل أن تروٍضي كلباً قديما بدلاً من أن تشتري جديداً |
| Durumun çok kötü olduğunu biliyorum ama en iyi ihtimalle sen ve baban çocukların velayeti için uğraşırken eyalet, kardeşlerini koruyucu aile yanına yerleştirir. | Open Subtitles | أسمعي, أعلم أنه شيء كبير ولكن أفضل سيناريو هنا أن المقاطعه تفرق أخواتك وأخوانك |
| Hâlâ mükemmel değil, ama daha iyi. | TED | مع ذلك ليست النتيجة المثالية ولكن أفضل. |
| Biraz sarhoş, ama daha iyi. | Open Subtitles | ثملة قليلة ، ولكن أفضل |
| Kanımsın, canımsın sen benim. Kardeşim gibi; ama daha da ötesin. Çünkü seni gerçekten seviyorum. | Open Subtitles | أنتِ بمنزلة فرد من عائلتي، كأختي الصغرى، ولكن أفضل لأنّكِ تروقيني |
| Kanımsın, canımsın sen benim. Kardeşim gibi; ama daha da ötesin. Çünkü seni gerçekten seviyorum. | Open Subtitles | أنتِ بمنزلة فرد من عائلتي، كأختي الصغرى، ولكن أفضل لأنّكِ تروقيني |
| Bir kızın hayatta dileyipte elde edebileceği en güzel şey | Open Subtitles | ولكن , أفضل جزء هو أن الآن بات لدينا أفضل ساحة يمكن لفتاة أن تتمناها |
| Ben de iki tane alayım, ama daha iyisi gelsin. | Open Subtitles | الرهان ذاته بالنسبة إلي ولكن أفضل |
| En renkli şekli değil en acımasız hali değil ama en iyi olası şekli. | Open Subtitles | ليست أكثرها زخرفة, ولا أكثرها فظاعة ولكن أفضل صيغة ممكنة لها. |
| ama en iyi tahminle bulunmadan önceki 48 saat içinde öldürülmüş. | Open Subtitles | ولكن أفضل التخمينات هو أنها قتلت فى خلال 48ساعه فى مكانٍ ما قبل العثور عليها |
| Cesedi elimizde, kapsamlı bir otopsi yapacağız ama en iyi tahminimiz şartlarının zorluğunun kalbine fazlasıyla ağır gelmiş olması. | Open Subtitles | ولكن أفضل تخمين لدينا هو إجهاد المحنة كان كثيرا لحالة قلبه |
| Harekete geçmeyi gerektirecek bir şey yok Ajan Ward ama en iyi sorgulayıcım şu an orada. | Open Subtitles | لم نحصل على شئ ذا قيمة، أيها العميل (وارد) ولكن أفضل مُحقق لديّ يقوم باستجوابه الآن |
| George Clooney'nin daha yaşlı ama daha iyi hâli gibiydi. | Open Subtitles | (أرأيته اليوم؟ يبدو كـ(جورج كلوني لكن أكبر، ولكن أفضل |
| George Clooney'nin daha yaşlı ama daha iyi hâli gibiydi. | Open Subtitles | يبدو كـ(جورج كلوني) لكن أكبر، ولكن أفضل |
| Aptal ama daha iyi. | Open Subtitles | غبية ولكن أفضل |
| Benim için en güzel yer hiçbir şey kazanamadım, ama bir bağlantı hissediyorum, gerçek bir şey Mikveh'de. | Open Subtitles | ولكن أفضل مكان بالنسبة لي ليس للفوز أو أي شيء ، ولكن فقط لأشعر بصلة شيئاً حقيقي |
| İşin en güzel kısmı senin ev buradan görünmüyor. | Open Subtitles | ولكن أفضل جزء هو أنه يمكنني رؤية منزلك من هنا |
| Ona benzer birşey. Ama daha iyisi. | Open Subtitles | شيئ مثل هذا، ولكن أفضل |
| Ama 5,000 kat daha iyisi olsun. | Open Subtitles | ولكن أفضل منها بـ 5000 مرة |