| Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı. | TED | ولكن بحلول عام 1929, بالتأكيد بحلول عام 1950, كان لدينا تدفئة مركزية في كل مكان. |
| Oldukça hassastım Ama ergenliğe girdiğimde hissizleşmiştim. | TED | كنت حساسة للغاية، ولكن بحلول سن المراهقة، كنت قد خدرت. |
| Ama gittiğimde sadece birkaç tane kalmıştı. | Open Subtitles | ولكن بحلول الوقت الذي وصلت إليه لم يكن هناك سوى قطع الزوجين نقاط. |
| 2005'e gelene kadar erime alanının inanılmaz derecede genişlediği görüldü. | Open Subtitles | ولكن بحلول الـ 2005 ، توسّعت منطقة الذوبان بشكل كبير |
| Fakat ben Irak'a varana kadar, Irak'ta neler olduğuna ilişkin haber bulmak neredeyse imkânsızdı. | TED | ولكن بحلول وقت وصولي إلى هناك، كان من المستحيل تقريبًا إيجاد تقارير تلفزيونية أو إذاعية عن العراق. |
| Ama kırılma noktasına ulaştığı zaman kardeşleri balayılarında olacaklar. | Open Subtitles | ولكن بحلول الوقت وصلت نقطة الانهيار، وسوف يكون أخواتها على قضاء شهر العسل بها. |
| - İlk başta ben de öyle düşünmüştüm, Ama 20nci yaş günümden sonra kabuslar görmeye başladım. | Open Subtitles | ولكن بحلول عيد ميلادي العشرون بدأت في رؤية كوابيس |
| Bilmiyorum Ama o zamana kadar parayı bir şekilde buluruz. | Open Subtitles | لست أدري، ولكن بحلول ذلك سيكون لدينا المال |
| Ama sabaha kadar hareketsiz bir şekilde suyun dibinde durdu. | Open Subtitles | ولكن بحلول الفجر بقيت انه لا يزال في أسفل، لا تزال لذلك، |
| Ama o gün geldiğinde, her şey için çok geç olacak hepimiz için. | Open Subtitles | ولكن بحلول هذا الوقت، فسيكون الوقت قد تأخر.. |
| Düzeltmeye çalışmıştı Ama o zaman hasarın düzelmeyeceğinden oldukça emindim. | Open Subtitles | اتضح أنه لم يكن يخونني, ولكن بحلول الوقت الذي تأكدت فيه من ذلك، كانت الخسارة قد حصلت. |
| Birkaç gün sonra, federaller evi aramışlar Ama çoktan ev boşaltılmış. | Open Subtitles | وبعد بضعة أيام لاحقة، داهم المُحققين الفيدراليين المكان، ولكن بحلول ذلك الوقت، كائناً من كان في المنزل كان قد إختفى. |
| DNA uymayacaktır tabii Ama o zamana kadar zaten bilmem gerekeni bilecektim. | Open Subtitles | الحمض النووي لن يتطابق، بطبيعة الحال، ولكن بحلول الوقت الذي يُكتشف فيه ذلك، سأعرف ما أريد أن أعرف. |
| Bir süre için buraya hapsolmuş olabiliriz Ama yazın sonu gelip de hikaye normal seyrine geldiğinde seni tamamen terk edeceğim. | Open Subtitles | ربما اجتمعنا هنا لفترة من الزمن ولكن بحلول نهاية هذا الصيف سأرحل للأبد |
| Günün başında giyiyordunuz Ama ekselânsları geldiği sırada ceketten kurtulmuştunuz. | Open Subtitles | كنت ارتدى في وقت سابق من اليوم، ولكن بحلول وقت الزيارة الملكية، |
| Ama 1969'da, insan Ay'a ilk ayak bastığında, astronotların Ay'da birileriyle karşılaşacağı tabii ki beklenmiyordu. | Open Subtitles | ولكن بحلول الوقت هبط أول رجل على سطح القمر في عام 1969، كان من المتوقع أن يواجه رواد الفضاء أى مظاهر للحياة |
| Odanın o yarısını alabilirsin Ama bahar gelince o köşe kirişe kadar fetal domuzla doluşur. | Open Subtitles | يمكنك الحصول على ذلك النصف من المكتب ولكن بحلول الربيع سأملئ تلك الزاوية بـ أجنة الخنازير |
| O zamana kadar bir de asansörsüz binada yatalak kaldın mı seni onca merdivenden aşağı indirmek zorunda kalıp, sırtımı kıracağım. | Open Subtitles | ولكن بحلول ذلك الوقت ، سوف تكون على سريرك بطابقك الخامس ، بدون مصعد وأنا سأكسر ظهري في محاولة إخراجك أسفل الدرج |
| Evet, gerçi siz oraya ulaşana kadar onu ben çoktan ele geçirmiş olacağım. | Open Subtitles | نعم ولكن بحلول الوقت عندما تصل هناك سأعيده بالفعل |