| Annen benden ayrıldığında, ben birkaç kez aradım... seni bir oyuna falan götürmek istedim, ama annen... senin, benim yanıma gelmeni istemedi. | Open Subtitles | عندما امك فصلتها معي انا اتصلت مرتين محاولا اخذك الى مباره اوشيء ما ولكنها لم تردني ولم ترد اي شيء يتعلق بي |
| Çok kızdı ve o konuda konuşmak istemedi. | Open Subtitles | وقد كانت فى حالة صعبة ولم ترد التحدث عن ذلك |
| Kemikleri incelemeye yardımcı olmak bile istemedi. | Open Subtitles | ولم ترد منّي حتّى أن أساعدها في فحص العظام |
| Birkaç defa aradım, cevap vermedin, ben de telefonunun yerini saptadım. | Open Subtitles | أجل اتصلت بك عدة مرات ولم ترد علي لذا تعقبت الهاتف |
| Emailler,mektuplar, fakslar... sana hepsinden yolladım ama birine bile cevap vermedin... çok kaba. | Open Subtitles | الرسائل البريدية الإلكترونية، رسائل، فاكسات... أرسلتهم جميعا لك ولم ترد حتي برسالة واحدة هذا يسمي وقاحة |
| Evliliğini mahvetmek istemedi. Onu susturmak için öldürdü. | Open Subtitles | ولم ترد إفساد زواجها، لذا قتلته لتبقيه صامتاً. |
| Annen psikolojik sorunların olduğunu biliyordu, seninle uğraşmak istemedi. | Open Subtitles | فهي علمت أن لديك إعاقات ذهنية، ولم ترد أن تتعامل معك. |
| Ama şu anda gayet mutlu ve onun neşesini mahvetmeni istemedi. | Open Subtitles | ولكنها سعيدة الان ولم ترد ان تخبرك حتى لا تفسدى عليها فرحتها |
| Sizden kopmak istemedi. | Open Subtitles | ولم ترد قطع علاقتها بك |
| Eli boş gelmek istemedi. | Open Subtitles | ولم ترد المجيئ فارغة اليدين |
| Judy kokuyordu. Eğlence evine gitmek istemedi. | Open Subtitles | أصيبت (جودي) بالخوف ولم ترد دخول "مننزل المرح" |
| Artık daha fazla kanserle savaşmak istemedi. | Open Subtitles | ولم ترد المقاومة أكثر. |
| Annesi bilgisayarında Nina'ya gönderdiği postaları gördü hayal kırıklığına uğramasını istemedi kendisi o rolü oynamaya karar verdi. | Open Subtitles | (والدته دخلت إلي حاسوبه ورأت رسالته إلي (نينا ولم ترد أن يكون مُنزعجاً فقررت أن تقوم بدور (نينا) بنفسها |
| Genelde maçlardan önce Anna ile takılırdık, ...ama o gün Boston Kolejin'den bir antrenör gelecekti Anna dikkatimin dağılmasını istemedi. | Open Subtitles | عادة كنت أتسكع مع (آنا) في ذلك الوقت (ولكن المجنِّد من جامعة (بوسطن كان قادماً ليشاهد المباراة في ذلك اليوم ولم ترد (آنا) تشتيت انتباهي |
| Addison evlenme teklif etti ve sen ona cevap vermedin. | Open Subtitles | توقف أديسون تخطبك . ولم ترد عليها |
| Birine bile cevap vermedin! | Open Subtitles | ولم ترد على واحدة حتى |
| Aradım. cevap vermedin. | Open Subtitles | فعلت ولم ترد علي |