| Nasıl olur da senin gibi bu kadar kel, ilginç ve komik bir adamın sevgilisi olmaz? | Open Subtitles | كيف لرجل مثلك، شديد الصلع ومختلف جداً ومرح كيف لا تكون مرتبطاً؟ |
| Ve, yani, komik, yani bu garip kuru şekilde. kendisi bile bunu bilmiyor. | Open Subtitles | ومرح ولكن بطريقة جافّة حيث لا يعلم بذلك حتّى |
| Çok hoş. Hatta komik, eve yalnız giden sen olunca. | Open Subtitles | أنه مسلي ومرح أكثر من سافل يعشق العاهرات |
| İnsanlar güzelliğinizi ve popülerliğinizi hayatın basit ve eğlenceli olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | الناس يعتقدون فقط لأن أنت جميل وشعبي، الحياة سهلة ومرح. |
| Gelecek adam kibar ve neşeli. | Open Subtitles | الرجلَ الذي سيَجيء هنا عطوف ومرح |
| Washington'a gidip o piçlere tütün sanayindeki bizlerin ne kadar eğlence sever olduğunu anlatacak biri. | Open Subtitles | لمساعدة هؤلاء الاغبياء ليروا ما مدى حب ومرح اصحاب شركات التبغ لهم |
| İyi ve komik biriydi ve bana çok önem verirdi ki... bu da pek olan bir şey değil. | Open Subtitles | كان لطيف ومرح و.. وقد أعطاني المزيد من الاهتمام وهذا لا يحدث دوما |
| O çok seksi, akıllı ve komik ve kahveyi seviyor. | Open Subtitles | إنه مثير جدا وذكي ومرح وهو يحب القهوة |
| Çok iyi bir doktor ve fantastik bir patron olmasının dışında, ayrıca iyi, iyi kalpli, akıllı ve komik ve gerçekten gösterişli bir öpücüdür. | Open Subtitles | هو ليس فقط دكتور ممتاز ورئيس رائع, هو أيضاً إنسان جيد ولطيف ومرح... و ... |
| Tatlı, hoş, romantik ve hassas ayrıca komik birde atletik | Open Subtitles | أتعني فيما عدا أنه وسيم ولطيف وحساس ورومانسي ومرح... ورياضي بشكل مذهل؟ |
| Evet, çünkü böyle zeki ve komik birisi alt seviyededir. | Open Subtitles | صحيح، لأن ذكي ومرح مجرد تنازل؟ |
| Nikki zeki ve komik birisiydi... Bir gün öylece benden ayrıldı. | Open Subtitles | (نيكي) كان ذكي ومرح,وفي يوم من الأيام فقط ظهرت وأنفصلت عني |
| Çok tatlı, komik harika bir adamdı. | Open Subtitles | الذى كان طيبا ومرح |
| "O zeki, tatlı ve komik, ayrıca bir kızı mutlu etmeyi bilen biriydi" | Open Subtitles | إنه ذكي .. وجميل.. ومرح .. |
| komik ve kibardı. | Open Subtitles | ومرح أيضا و و نبيل |
| - O tatlı, nazik ve eğlenceli biri. - Ve hatırlatırım evli biri. | Open Subtitles | انه لطيف ورحيم ومرح ومتزوج , على ما أتذكر |
| Şaşalı ve eğlenceli gibidir, ama çocukları çok çabuk büyür ve başları belaya girer. | Open Subtitles | يبدو فتّان ومرح ،لكن الأطفال يكبرون سريعاً ويمكنهم التورط بالمشاكل |
| 36 soruyu sormanın ve cevap vermenin yeterli olmasını ve cömert, nazik ve eğlenceli birini sevmeyi seçmeyi ve bu seçimi Amerika'nın en büyük gazetesinde yayınlamayı istedim. | TED | أريد أن يكون السؤال والإجابة على 36 سؤالا كافيا، واختيار أن تحب شخصا بكرم وشغف ومرح كافيا وأن تنشر اختيارك بأكبر صحيفة بأمريكا. |
| Hoş ve neşeli bir arkadaştır. | Open Subtitles | إنه شخص لطيف ومرح |
| Şişman ve neşeli mi? | Open Subtitles | دهني ومرح ؟ |
| Hayat eğlence ve çümbüşten ibaret değil, Geet! | Open Subtitles | الحياة ليست لهو ومرح فقط يا جيت |