| Belki de o gece ona rastlamamış olsaydım ve o kadar güzel olmasaydı bara dönmez ve aptalca sarhoş olmazdım. | Open Subtitles | ربما إذا أنا لم اقابلها تللك الليله، وهي لم تكن جميلة جدا لم ارغب بالعودة إلى الحانة واسكر نفسي بسخف |
| Hastanede tedavi olduktan sonra annemi aradılar ve o hiç gelmedi. | Open Subtitles | وبعد ان عالجوني المستشفى اتصلت بأمي وهي لم تأتي |
| Çok hoş. Ama durması için ona şans vermiştim ve o, kabul etmedi. | Open Subtitles | ولكنني أعطيتها فُرصة للتوقّف وهي لم تستغلّ تلك الفُرصة |
| Ona ihtiyacım var ama o yardım etmeye bile çalışmıyor. | Open Subtitles | وقد احتجت إلى مساعدتها. وهي لم تحاول حتى تقديم المساعدة |
| Aradığım kişinin o olduğunu düşünmüştüm ama o benim hakkında aynısını düşünmüyordu. | Open Subtitles | ظننتُ أنها المنشودة، وهي لم تبادلني الشعور |
| Bu yüzden, geri yüzmeye başladım, ama o benimle gelmedi orada kalacağını söyledi. | Open Subtitles | ثم بدأت بالسباحه لأعود وهي لم تعد معي قبل أن أعرف بأنها ستظل هناك #ماتيو شقيق ألس# |
| Topluma yeniden katıldığımızda bunun bizim için kaç tane engel yarattığını hayal etmedi. | TED | وهي لم تتخيل كم الحواجز التي قد يسببها هذا الأمر لنا أثناء عودتنا إلى المجتمع. |
| Çünkü; Taliban'ın içindeydim ve o bunu onaylamıyordu | Open Subtitles | لانني كنت مع طالبان وهي لم توافق على هذا |
| Sen de İskoçya'ya Cassie'yi görmeye gittin ve o orada değildi sen de Lachlan adında bir İskoç çocukla düzüşmeye gittiğini düşünüyorsun. | Open Subtitles | وانت ذهب إلى سكوتلاند لرؤية كاسي وهي لم تكن هناك وتعتقد بإنها خرجت لتعاشر رجل اسكتلندي اسمه لاكلان |
| Sen şu barbie bebek Malaika'dan hoşlanmadın, ve o seni işe almamış | Open Subtitles | انت لا تحبين تلك الباربي ماليكا وهي لم ترسلك |
| ve o kız, şu kızıl kafa, annesinden çok ağlıyor üstelik onunla hiç tanışmadı bile. | Open Subtitles | والفتاة ذات الشعر الأحمر تلك تبكي عليه أكثر من والدته وهي لم تلتقِ به أساساً |
| Ve... o benim zengin olmam ya da olmamamla ilgilenmiyordu. | Open Subtitles | وهي لم تهتم أن كنت غنيا أو أي شيء آخر |
| Zaten ruh halim iyi değil, ve o hala gelmedi. | Open Subtitles | على كل حال , مزاجي سيّء وهي لم تأْتِ الى الآن |
| Bir kavanoz parası daha ödedim ama o vermedi. | Open Subtitles | دفعت ثمن جرَّة آخرى وهي لم تعطيني إياها |
| ama o bunu yapmaz. Hiç yapmadı da. | Open Subtitles | "لكن هذا لا يبدو على طبيعتها، وهي لم تصل أبدا للمنزل". |
| Çocuk istiyordum ama o istemiyordu ve... | Open Subtitles | حسنا، أنا اردت اطفال وهي لم ترد و.. |
| ama o hatırlamadı. | Open Subtitles | - وهي لم تتذكر الموعد السابق " " |
| Amanda, Nikita, hepiniz katilsiniz. ama o kimseyi incitmezdi. | Open Subtitles | (آماندا)، (نيكيتا)، جميعكم قتلة وهي لم تؤذي أحداً قط |
| Abby'ye âşıkmış ama o, ondan bir şey istemiyormuş. | Open Subtitles | إنّه مُغرم بـ(آبي)، وهي لم ترد أيّ علاقة به. |
| Öyle olsa bana anlatırdı. Tek kelime etmedi. | Open Subtitles | لا، لكانت ذكرت الأمر لي وهي لم تنبس بكلمة واحدة. |