| Kral Benny ön dişlerini çıkarıp lavaboya koymuş. | Open Subtitles | أخذ الملك بيينى أسنانه الأمامية ووضعهم على الحوض |
| Birisi yine bütün çorba kutularını raftan alıp baş aşağı koymuş! | Open Subtitles | شخص ما أخذ كل عُلب الصابون من على الرف ووضعهم مرة أخرى مقلوبين رأساً على عقب |
| Sanki biri tüm hatıralarımı almış... ve onları blender 'a koymuş. | Open Subtitles | كأن أحدهم أخذ كل ذكرياتي ووضعهم بداخل خلاط |
| Kremlerim lavabonun yanında mı yoksa hepsini toplayım bir çantaya koyup birbirinin üzerine aksın diye mi bıraktı bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعلم هل ما زالت مستحضراتي على المغسلة أو إن أخذهم ووضعهم في كيس وأصبحوا يتسربوا على بعض |
| Onları kutulara koyup, uzay uçaklarına yerleştirdiler. | Open Subtitles | ووضعهم فى صناديق والقى بهم فى طائرات فضائية, |
| Francis öldürme emrini verdi. Askerleri toprağa verdi ve acısını içine attı. | Open Subtitles | فرانسيس) أعطى امر القتل) دفن جنود ووضعهم في خطر |
| O halde biri eşyalarını kilerden alıp bu elbise dolabının içine koymuş. | Open Subtitles | ... إذن فلابد أن أحدهم حمل ملابسه من القبو إلى هنا ووضعهم فى هذة الخزانة |
| Christoffer onun ilaçlarıyla oynuyordu, ilaçları şeker kutusunun içine koymuş. | Open Subtitles | (كريستوفر) كان يلعب بحبوبها ووضعهم في صحن حلوى |
| ve gözlerime koymuş. | Open Subtitles | ووضعهم مكان عينى |
| Hatırlıyor musun tırtıl toplayıp onları kavanoza koyup beslemeyi ve koza dönemlerini izlemeyi çok severdik. | Open Subtitles | اتعلم كم أحب ايجاد اليرقات... ووضعهم في برطمانات واطعامهم... ومشاهدتهم وهم يصنعوا الشرنقات |
| Tamamen farklı sosyo-ekonomik durumlarda 6 çocuğu bir araya getirip onları ortak sosyal hizmetler programına koyup okuma-yazma ve kritik düşünme becerileri öğreteceğiz. | Open Subtitles | -نحن نقوم بانتقاء الأطفال من مختلف الطبقات الإجتماعية ووضعهم في برنامج إجتماعي خيري لتدريسهم الأدب وبعض المهارات الخاصة |
| Francis öldürme emrini verdi. Askerleri toprağa verdi ve acısını içine attı. | Open Subtitles | فرانسيس) أعطى امر القتل) دفن جنود ووضعهم في خطر |