| Ve Batılı yaşam tarzım boyunca Sanki hiç gerçek potansiyelimi ortaya çıkaramamıştım. | TED | و كأنها بمعايير حياتي في الغرب، التي لم أعيشها بكل إمكانياتي وطاقتي. |
| Ve Sanki kendi sorunlarımmış gibi, onun sorunlarını halletmek için yanındayımdır. | Open Subtitles | و انا معها طوال الوقت, أبحث في أشيائها و كأنها أشيائي. |
| Tahtayı ve hafızamızı silip Sanki ilk kez gelmişsin gibi mi yaptın? | Open Subtitles | تمحي اللائحة و تمحينا، ثم تتجول بيننا و كأنها المرة الأولى لك؟ |
| İradelerin çarpışması gibiydi ve ve aniden Rahip Gamino vaazına devam etmeye başladı. | Open Subtitles | و كأنها حرب ارادات و من ثم فجأة عاد الاب غامينو الى عظته |
| İradelerin çarpışması gibiydi ve ve aniden Rahip Gamino vaazına devam etmeye başladı. | Open Subtitles | و كأنها حرب ارادات و من ثم فجأة عاد الاب غامينو الى عظته |
| Zehirli olduklarını biliyorum ama tıpkı büyük ve lezzetli bir "Buz Parmak"a benziyor. | Open Subtitles | أعلم أن فيها مواد سامة و لكنها تبدو و كأنها الحلوى المجمدة اللذيذة |
| Başarısız olmuş gibi görünen ama aslında işe yarayan bir plan. | Open Subtitles | خطة بدأ و كأنها تنهار و تبين بعد ذلك أنها نجحت |
| Sanki odundanmis gibi, aslinda odun gibi hissettiriyordu çünkü o öylece orada duruyor, zihin kendi isine bakiyor Sanki onunla hiçbir alâkan yok gibi. | Open Subtitles | و كأنها خشبية تعطي شعوراً تخشبياً في الحقيقة لأن الأمر عبارة عن الجلوس هناك و تركه يتولى أمره و كأنه لا علاقة لك بالأمر |
| Dün sabah gitmek için ısrar etti, Sanki bir şeyler canını sıkıyordu. | Open Subtitles | صباح أمس أصرّت على المغادرة و كأنها كانت قلقة بشأن أمرٍ ما |
| Burada dominantlık titreşimleri alıyorum Sanki. Senin de hoşuna gidiyor. | Open Subtitles | أشعر و كأنها متسلطة عليك لذا فأنت السبب فى كدمتها |
| Sanki 3 gün değil de 3 aydır sokakta yaşıyormuş gibi görünüyordu. | TED | بدت و كأنها تتسكع في الطرقات ثلاثة أشهر وليس ثلاثة أيام |
| Ve kâbus görmeye başladığımda Sanki tüm oda sisle kaplanmış gibiydi. | Open Subtitles | و عندما جاء الحلم... الغرفة كلها بدت و كأنها مليئة بالضباب |
| Paramıza güvende beyler, Sanki İngiltere Bankasında gibi. | Open Subtitles | نقودنا فى أمان, يا سادة و كأنها فى مصرف إنكلترا |
| Çok şaşırmış ve biraz da korkmuş, Sanki daha önce orada bulunmuş gibi. | Open Subtitles | شعور غريب و مخيف و كأنها كانت هناك من قبل |
| Ne kadar da mesafeli görünüyor, Sanki hep bir bahçede yaşamış gibi. | Open Subtitles | لها طلعة بهية و كأنها عاشت دائما في حدائق ورود |
| Abartma. Sanki hapis hayatından söz ediyoruz. | Open Subtitles | لا تبالغ تجعل الأمر يبدو و كأنها محكومية |
| Tekrar gördüğümde, Viyana daha da ihtişam kazanmış gibiydi. | Open Subtitles | فيينا ، حين رأيتها مرة أخرى بدت و كأنها قد اكتسبت روعة جديدة |
| On beş yaşındaydı ama yüz elli gibiydi Sanki. | Open Subtitles | ولكنها كانت في الخامسة عشر و تبدو و كأنها في المائة و خمسين. |
| Daha çok atlastan alınan bir sayfaya benziyor. | Open Subtitles | تبدو و كأنها ورقة من أطلس الخرائط أو شئ ما |
| Bu yaralara pençe ve dişler neden olmuş gibi görünüyor. | Open Subtitles | . هذه العلامات تبدوا و كأنها صنعت من قبل مخالب و أسنان |