| Sert çocuk gibi davranmaya çalışıyor ama değil. | Open Subtitles | إنهُ يُمثِّل أنهُ شخصٌ صلب و لكنهُ ليسَ كذلك |
| Belki de, ama bu kurduğun planları haklı çıkartmıyor, | Open Subtitles | ربما يكون الأمر كذلك، و لكنهُ لا يُبرر ما تُخططُ لَه |
| Konuşuyor ama bir şey söylemiyor. Bu nedir? | Open Subtitles | يتكلَّم و لكنهُ لا يقولُ شيئاً، يا لهذا؟ |
| Kız gelip duruyor ama görmeye gitmiyor bile. | Open Subtitles | فصديقتهُ تستمرُ بالمجيء، و لكنهُ لا يُريد أن يراها |
| Beni yanlış anlama, bence deli ama değil. | Open Subtitles | لا تفهميني بشكلٍ خاطِئ، أعتقدُ أنهُ مجنون، و لكنهُ لا يظنُ ذلك |
| Tedavi yıllardır çok popülerdi ama gözden düştü. | Open Subtitles | كانَ هذا العِلاج شعبياً لسنوات طويلة و لكنهُ لم يعُد مُفضلاً الآن |
| Burada bir ceset var ama bizim adamlardan değil. | Open Subtitles | أجل, و جدنا شخص هُنا و لكنهُ ليس رجُلك المَطلوب. |
| Zırdelinin tekiydi ama Lee yine de peşinden gitmekte ısrar etti. | Open Subtitles | إنها مجنونة، و لكنهُ أراد أن يواجهها مجدداً |
| Yani katil cüzdanı karıştırdı ama hiç para almadı mı? | Open Subtitles | إذن القاتل قد بحث بالمحفظة و لكنهُ لم يأخذ أي نقود؟ |
| Ağabeyim budalanın tekiydi, biliyorum ama Yedi Krallık'ın hak sahibi varisiydi. | Open Subtitles | أخي... كان أحمقاً، أعرف هذا و لكنهُ الوريث الشرعي للممالك السبع. |
| Ona ulaşmaya çalışıyorum ama telefonlarıma cevap vermiyor. | Open Subtitles | و كنتُ أحاول الإتصال بهِ و لكنهُ لم يرد علي |
| Operada kariyer yapmak biraz hayalperestlik ama, her zaman hayalim olmuştur. | Open Subtitles | مَهنّة الأوبرا أمر كَبيّر و لكنهُ كُل ما أتمناه. |
| Laboratuar inceliyor ama çok iyi temizlenmiş. | Open Subtitles | المختبر يعمل عليها، و لكنهُ قد غسلها جيداً. |
| ama zaman zaman buraya gelirdi. | Open Subtitles | و لكنهُ كان يحضرُ إلى هنا منذ وقتِ للأخر. |
| Elbise güzel duruyor ama kesimi tamamen yanlış. | Open Subtitles | لربما ذلك الفستان جميل، و لكنهُ ليس جذاباً بالمرة. |
| Babam bir polisti, hep etkileyici bulurdum, ...ama evde hiç işinden bahsetmezdi. | Open Subtitles | و أعتقد بأنهُ كان رائعاً و لكنهُ لا يريد التحدث أبداً بشأن ذلك في البيت |
| ama Bishop'u diğer uyuşturucu satıcılarına bağlayabilecek değil mi? | Open Subtitles | و لكنهُ يمكن بأنّ يكون مشاركاً في شحنة مخدرات أخرى |
| Yapamam. İstifa ettim ama hâlâ durum gizli. | Open Subtitles | لا أستطيع ؛ أنا خاضعٌ لذلك ؛ و لكنهُ ما زال الأمر سراً |
| ama ayni zamanda o ne yapacagini düsünürken her seyin ayni kalacagini zanneden bir akademisyen. | Open Subtitles | و لكنهُ أكاديمي يظن أن كل شيء يتوقف ريثما يفكر هو فيما يفعلهُ |
| Şeytan olduğu konusunda değil ama bu kasaba için burada başarmaya çalıştığım her şey için bir tehdit olduğu konusunda. | Open Subtitles | حسناً، إنهً ليس بذلك الشيطان و لكنهُ يعتبر تهديداً لكل ما أحاول إنجازه هنا في هذه الدينة |