| Biraz çay yap, oturup konuşalım. | Open Subtitles | دعنا نشرب شيئا من الشاي و يمكننا أن نجلس و نتحدث |
| Biraz çay yap, oturup konuşalım. | Open Subtitles | دعنا نشرب شيئا من الشاي و يمكننا أن نجلس و نتحدث |
| Oraya gidip onlarla konuşalım. | Open Subtitles | اقول لك دعنا نذهب نحن الاثنين الى هناك و نتحدث اليهما |
| Bize iki içki hazırlarım, ve güzel bir sohbet ederiz. | Open Subtitles | سأجهز مشروبين و نتحدث بلطف و جدية مع بعضنا البعض |
| # Biraz dedikodu getir, biraz sohbet et # # Cik, cik, cik. | Open Subtitles | ♪ بيك قليلا، و نتحدث قليلا ، اختيار قليلا، و نتحدث قليلا ♪ |
| Enerji bağımsızlığı hakkında konuşuruz, Hidrojen arabaları hakında konuşuruz. | TED | نحن نتحد عن استقلالية الطاقة. و نتحدث أن المركبات العاملة بالهيدروجين |
| Belki bir ara buluşup bunun hakkında konuşabiliriz. | Open Subtitles | ربما قد نستطيع أن نتقابل في وقت لاحق و نتحدث عنه |
| Şimdi biraz gezip bunun üzerinde konuşalım. | Open Subtitles | هيا نذهب الى مركز الشرطة و نتحدث بخصوص ذلك |
| Üniversite`ye geri dönüp makul insanlar gibi bunu konuşalım. Onu bulana kadar hiçbir yere gitmiyorum. | Open Subtitles | نعدإلىالجامعة, و نتحدث عن هذا كأناس عاقلين |
| Gecenin tadını çıkaralım ve başka şeylerden konuşalım. | Open Subtitles | دعونا فقط نستمتع بأمسيتنا و نتحدث عن شئ آخر |
| Ne diyeceğim biliyor musun? Bence incelemeye devam edelim. Gidip golfçüyle bir daha konuşalım. | Open Subtitles | أقول أن نواصل البحث، نعود لهناك و نتحدث ثانية لرجل الجولف المحترف |
| Ben çay yapayım, oturup konuşalım. İyi fikir. | Open Subtitles | ما رأيكم لو حضرت بعض الشاي، و نجلس و نتحدث في الأمر |
| Önce şu puştların ödlerini boklarına karıştıralım ve detayları sonra konuşalım. | Open Subtitles | لننهي الأمر الآن و نتحدث بالتفاصيل لاحقا |
| JJ, okul kayıtlarına bakalım komşuları, öğretmenleri ve bulabildiğimiz herkesle konuşalım. | Open Subtitles | جي جي,فلنسحب سجلاته المدرسية و نتحدث للجيران و المعلمين,و اي شخص يمكننا إيجاده |
| Kalıp sohbet etmeyi isterdik ama Cecilia'nın partisine geç kalıyoruz. | Open Subtitles | نود أن نبقى و نتحدث و لكننا تأخرنا على حفلة سيسيليا |
| Neden bu şarabı bölüşüp güneş doğana kadar sohbet etmiyoruz? | Open Subtitles | لما لا نُقسّم هذا الخمر و نتحدث حتى تشرق الشمس ؟ |
| Sen ve ben ekibe katıldığından beri oturup doğru düzgün sohbet etme şansı bulamadık bir türlü. | Open Subtitles | أنت و أنا لم نحظى بالفرصة لنجلس و نتحدث منذ انضمامك. |
| Ama oturup sohbet edebiliriz. | Open Subtitles | لكن يمكننا البقاء مستيقظين و نتحدث |
| Biz çiftçiyiz ve az konuşuruz çünkü çiftçinin hayata bakışı şöyle: | Open Subtitles | حسناً، نحن مزارعون و نتحدث قليلاً لأت تلك صفة المزارع |
| Üzgün olduğunu biliyorum,ama oturup bunları konuşabiliriz. | Open Subtitles | أعرف أنك منزعج لكن دعنا نجلس فقط و نتحدث |