Bu demek oluyor ki; sonsuzluğun bir parçası yerine kaynağı oluyorsun. | Open Subtitles | و هذا يعني أنك مصدر اللاتناهي و ليس مجرد جزء منه |
Bu demek oluyor ki bu o.çocuklarından öldürebildiğimiz kadar öldürmeliyiz. | Open Subtitles | و هذا يعني أن نصطاد كل كائن شيطاني يمكننا اصطياده |
Bu da demektir ki... benzetimdeki herkes yaşamaya devam edecek. | Open Subtitles | و هذا يعني كل شخص سيبقي في العيش في المحاكاة |
Bazı ağır toplar bunun yapılmasını istiyorlar, Bu da demektir ki yapılmasını istiyorum. | Open Subtitles | هناك بعض العمالقة يريدون عمل هذا و هذا يعني أنني أريده أيضاً |
İyi donanımlılar, iyi organize olmuşlar kızıl gökyüzünün üstündeler, Bu da demek oluyor ki onların kaynaklarını, ne bildiklerini bulmak zorundayız. | Open Subtitles | فهم مُجهّزون جيّداً، و مُنظّمون. وهم يشكّون بأمر السماء الحمراء. و هذا يعني أنّنا يجب أن نجدَ مصادرهم و ما يعرفونه. |
Evliliğiniz üzerine çalışmak için en uygun zaman evlenmeden önceki zamandır, Ve bunun anlamı iş için istekli olmanız gibi aşk için de istekli ve niyetli olmanızdır. | TED | إن أفضل وقت للتجهيز لزواجك هو قبل أن تتزوجي، و هذا يعني العمل على الحب كما تعملين على الوظيفة. |
Bütün siparişler benden geçer bu demektir ki hayatımın yarısını burada geçiriyorum. | Open Subtitles | كل طلبات الشحن عن طريقي . و هذا يعني بأني أقضي نصف حياتي هنا |
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor. | TED | و هذا يعني أن أي مكان موبوء بالإيدز يوجد فيه استهلاك كبير للجنس |
Bu demek oluyor ki, yeni yarışmacılarımız Leonard ve Gloria kazanmak istiyorlarsa, çok uğraşmalılar. | Open Subtitles | و هذا يعني إذ مشتركينا الجدد (ليونارد) و (غلوريا) أتمنا رِبْحهم سيكون لديهم فرصة لنفسهم كذالك |
Bu demek oluyor ki Harvey yokken... | Open Subtitles | و هذا يعني أنّه عندما لا يكون (هارفي) هنا |
Bu demek oluyor ki hazır değilsin. | Open Subtitles | . و هذا يعني أنك لست مستعداً |
Bu demek oluyor ki, babam ondan hoşlanmaz. | Open Subtitles | و هذا يعني أن والدي لا يحبه |
Bu demek oluyor ki, yeni yarışmacılarımız Leonard ve Gloria kazanmak istiyorlarsa, çok uğraşmalılar. | Open Subtitles | من متوَسُّط أكثر من 12 الف دولار على كل ربح و هذا يعني إذ مشتركينا الجدد (ليونارد) و (غلوريا) أتمنا رِبْحهم سيكون لديهم فرصة لنفسهم كذالك |
Bazı ağır toplar bunun yapılmasını istiyorlar, Bu da demektir ki yapılmasını istiyorum. | Open Subtitles | هناك بعض العمالقة يريدون عمل هذا و هذا يعني أنني أريده أيضاً |
Her şey bireysel piksellerden yapılmıştır Bu da demektir ki evren sınırlı sayıda bileşenden meydana gelmiştir Bu da demektir ki sonlu sayıda alemden oluşmuştur bu da hesaplanabilir demektir. | Open Subtitles | كل شيء يتكون من بيكسلات فردية و هذا يعني أن الكون يتكون من عدد محدود من المكونات و بالتالي يتكون من عدد محدود من الحالات مما يعني أنه قابل للحوسبة |
Bu da demektir ki duşta oturup kendime gelmek için 11 saatim var daha. | Open Subtitles | و هذا يعني انه الوقت الباقي فقط سيكفيني لأستحم لمدة 11 ساعة وحيدة مع نفسي |
Bu da demek oluyor ki, bütün Philadelphia şehrinde, benim çıkabileceğim sadece 35 erkek vardı. | TED | و هذا يعني ببساطة أنه ليس هناك سوى 35 رجلا يمكن أن ألتقيهم في مدينة فيلادلفيا بأكملها. |
Hepimiz... ...kendi akıllarımızda sıkışmışız. Dünyaya ilişkin inanç ve anlayışlarımız bu bakış açısıyla kısıtlı, Bu da demek oluyor ki kendimize hikâyeler anlatıyoruz. | TED | نحن جميعنا محاصرون داخل رؤسنا و معتقداتنا و مفاهيمنا حول العالم محدودة بواسطة وجهة النظر هذه، و هذا يعني أننا نخبر أنفسنا قصصًا |
Şey, sen Grant'in hayatının bir parçasısın... ve Bu da demek oluyor ki benim hayatımın da bir parçasısın | Open Subtitles | أنت جزء من حياة غرانت و هذا يعني أنك جزء من حياتي ايضن |
Ve bunun anlamı 45 saat içinde... | Open Subtitles | و هذا يعني أنه ليدك ثمانية و أربعون ساعة أو أقل |
Şu anda biraz meşgulüm Ve bunun anlamı da... | Open Subtitles | أنا مشغول نوعا ما الآن و هذا يعني أن |
bu demektir ki en az 6 saat daha uyuman gerek. | Open Subtitles | و هذا يعني بأنه لا يفترض بكِ الإستيقاظ لست ساعات على الأقل |