| Bu ne sevinç! Çocuğumuzun öldürülmesinde Bu ne sevinç | Open Subtitles | يالها من فرحة، فرحة عارمة بعد مقتل أطفالنا. |
| Bu ne sürpriz ve rutin ziyaretçilerimle Ne güzel bir tezat. | Open Subtitles | يالها من مفاجأه وتناقض جميل لزوارى المعتادين. |
| Ne kadar güzel bir gerdanlık takıyorsun bu gece Rose. | Open Subtitles | يالها من ملابس حمراءداخلية رائعة التى ترتدينها اليلة ، روز |
| Kişisel düşüncelerimi internet ortamında yayınlamak Ne kadar güzel bir düşünce değil mi? | Open Subtitles | و يالها من بداية لمشاركة افكاري الشخصية وبعد ذلك نشرها على الانترنت ؟ |
| Vay be, Lost'un Çok güzel bir bölümüydü, değil mi arkadaşlar? | Open Subtitles | يالها من حلقة رائعة من مسلسل لوست أليس كذلك يا رفاق؟ |
| Birbirimizi tanımamız için Ne güzel bir yol oldu bu. Harika bir fikir. | Open Subtitles | يالها من طريقة رائعة للتعرف على بعضنا البعض يا لها من فكرة رائعة |
| Bu ne karışıklık. Bugün tadilatı bitireceğine söz vermiştin. | Open Subtitles | يالها من فوضى، لقد وعدتني أن تنهي إعادة الترميم اليوم. |
| -Hoşgeldin. -Sağol. Bu ne sürpriz. | Open Subtitles | ـ نرحب بعودتك ـ شكراً لك يالها من مفاجأة سارة |
| Bu ne sürpriz! Dostum, yaşıyorsun! | Open Subtitles | يالها من مفاجأه, صديقى الحميم أنت على قيد الحياه |
| Bu ne karışıklık. | Open Subtitles | يالها من فوضى يا إلهى،ما الذى أفعله هنا؟ |
| Ne kadar güzel bir rutin, sizinle kendisinin ilgilenmesi için ısrar etmesi. | Open Subtitles | يالها من عادة جميلة، الطريقة التي يصر بها على الاهتمام بكِ بنفسه. |
| Burada bu sebepten dolayı bulunmak Ne kadar onur verici. | Open Subtitles | يالها من متعةٍ نحظى بها من أجل حضورنا لهذه المناسبة |
| Diğer tüm rakiplerine karşı Ne kadar şık bir ulaşım yolu. | Open Subtitles | يالها من طريقة أنيقة لهم للوصول إلى كل هذه المُكونات المُختلفة |
| Liderler ve gelecekteki birçok genç lider için Ne kadar güzel bir fırsat, özellikle gelişmekte olan ülkelerde. | TED | يالها من فرصة للزعماء والقادة الشبان للمجيء، خاصة في البلدان النامية. |
| Çok şaşırdım, bayan. Benimle geliyorsun. Kaçmaya çalışırsan meme uçlarını keserim. | Open Subtitles | يالها من مفاجئة يا سيدتي ستقومين بإمتاعي، وإذا توقفتي سأقطع حلماتك |
| Ne muhteşem bir fikir, Bay Churchill, Çok muazzam bir şey. | Open Subtitles | يالها من فكرة رائعة سيد تشرشل ياله من شيء راىع جدا |
| - Walt. Ne büyük sürpriz. - Evet, aynı şekilde. | Open Subtitles | والت، يالها من مفاجأه - نعم، كنت ذاهباً لمقابلتك - |
| - Ne korkunç bir kadın. - O Tam bir şeytan. En başından beri biliyordum. | Open Subtitles | يالها من امرأة سيئة اٍنها شريرة ، اٍننى أعرفها منذ زمن |
| Bu Nasıl bir anlayış, resimlerimin üstüne örtü örtmek? | Open Subtitles | يالها من إهانة لقد فضلوا المناشف والملاءات على لوحاتي |
| Ve yakında hepsi irade. Şşş. Doktor, Ne hoş bir sürpriz. | Open Subtitles | وعما قريب جميعهم سيفعلون ايها الطبيب , يالها من مفاجأة سارة |
| - Amma güçlüymüşsün. | Open Subtitles | يالها من قوة نيران التي لديك في هذه الأسلحة |
| Ne Harika bir pastı o öyle. Haksız mıyım ? | Open Subtitles | يالها من تمريرة بلا نظر رائعة هل أنا محق ؟ |
| Savaşın içine dalmak için ne de müsaitiz ama... | Open Subtitles | اللعنة . يالها من طريقة طيران للحرب . غير مسلحة , وخالية من الوقود |