| 16 yaşında. 3 günlük bebek. | Open Subtitles | عمرها بالسادسة عشرة و طفل مولود حديثاً يبلغ عمره 3 أيام |
| 16 yaşında. 3 günlük bebek. | Open Subtitles | عمرها بالسادسة عشرة و طفل مولود حديثاً يبلغ عمره 3 أيام |
| Bu çocuk sekiz yaşında. | TED | هذا الطفل يبلغ عمره ثماني سنوات. |
| Bu 50 dakikalık uçuş süresinde 600 yıllık atalarımızın sarayını satacağım. | Open Subtitles | -سأبيعك قصر أجدادي الذي يبلغ عمره ستمائة عام في رحلة الخمسون دقيقة هذه |
| Bin yıllık Kubilay Han, büyük ihtimal 20 milyon civarı eder. | Open Subtitles | ما هذا؟ تِمثال لـ"قوبلاي خان" يبلغ عمره ألف سنة، ربَّـما يساوي حوالي 20 مليون دولار. |
| Ve o bazıları 6 yaşında olan çocuklara, toplumun onları istemediklerini, ailelerinin asla bozuk çocuk istemediklerini ve kendilerini öldürmeleri gerektiğini söylüyorlardı. | TED | وكانوا يقولون لهؤلاء الأطفال، وبعضهم يبلغ عمره ست سنوات، أن المجتمع لا يريد وجودهم. وأن آباءهم لا يريدون أطفالًا معيبين، لذلك يجب عليهم أن يقتلوا أنفسهم. |
| 25 yaşında ve en güçlü zamanını yaşıyor. | Open Subtitles | في عنفوان شبابه حيث يبلغ عمره 25 عاما |
| 20 yaşında hasta bir oğlum var. | Open Subtitles | ولدي ابن يبلغ عمره 20 عامًا وهو مريض. |
| Beyaz, ortalama boyda, siyah saçlı. -Kaç yaşında olduğunu bile söyleyemedi. | Open Subtitles | لم يستطع حتى أن يقول كم كان يبلغ عمره |
| Neredeyse 80 milyon yaşında. | TED | يبلغ عمره 80 مليون سنة. |
| Kaç yaşında? | Open Subtitles | كم يبلغ عمره ؟ |
| Kaç yaşında? | Open Subtitles | كم يبلغ عمره ؟ |
| Yüzden fazla yıllık haşmetiyle. Muhteşem, değil mi? | Open Subtitles | ها هو، القنديل الذي يبلغ عمره قرناً |
| Binlerce yıllık. | Open Subtitles | يبلغ عمره الالاف الأعوام. |
| Binlerce yıllık. | Open Subtitles | يبلغ عمره الالاف الأعوام. |