| Kardinal, bu yerin dini kuralla yakışan saygının gösterildiğinden emin olmak istiyor. | Open Subtitles | الكاردينال يريد أن يتأكد .. أن الواجهة الدينية للعملية تحظى بالإهتمام الكافي |
| Sadece onu adil bir yargılama için yakalayacak yasal bir korucu ekibinin oluşturulacağından emin olmak istiyor. | Open Subtitles | يريد أن يتأكد أن فرقة المطاردة ستقسم أن تعود باللص ليتلقى محاكمة عادلة |
| Müşterim polisin herhangi bir şeyi atlamadığından emin olmak istiyor. | Open Subtitles | زبوني يريد أن يتأكد أن الشرطة لم تفوت شيء |
| Kahraman çok iyi bir insandır, insanların güvende olduklarından ve ölmediklerinden emin olmak ister. | Open Subtitles | البطل هو شخص طيب يريد أن يتأكد أن الناس بأمان ولن تموت |
| Kahraman çok iyi bir insandır, insanların güvende olduklarından ve ölmediklerinden emin olmak ister. | Open Subtitles | البطل هو شخص طيب يريد أن يتأكد أن الناس بأمان ولن تموت |
| Birisi doğu yakası komutasına ulaştığından emin olmak istiyor. | Open Subtitles | شخص ما يريد أن يتأكد أن تحصل على قيادة الساحل الشرقى |
| İşe yaradığından emin olmalıydı. | Open Subtitles | كان يريد أن يتأكد أن التنكر جيد |
| Onun yiyeceği yemeklerin dolapta olduğundan emin olmak istedi. | Open Subtitles | أراد أن يتأكد أن لديكم أطعمة له |
| Diğerlerinin de tekrar yaşadığına emin olmaya çalışıyor. | Open Subtitles | و يتأكد أن ضحاياه يعيشون ذلك أيضاً |
| Kahramanın ölümünden emin olmalıydı. | Open Subtitles | كان بحاجة أن يتأكد أن البطل قد مات |
| Seni herkesin gördüğünden emin olmak istiyor. | Open Subtitles | يريد أن يتأكد أن الجميع يراكِ. |
| Eve sağ salim vardığımdan emin olmak istedi. | Open Subtitles | أراد أن يتأكد أن اصل لمنزلي سالمة |
| Eve sağ salim vardığımdan emin olmak istedi. | Open Subtitles | أراد أن يتأكد أن اصل لمنزلي سالمة |
| Kızının iyi olduğundan emin olmak istiyor. | Open Subtitles | يريد أن يتأكد أن ابنته بخير |
| Herkesin gittiğinden emin olmasını sağlar. | Open Subtitles | يتأكد أن الجميع رآه |
| Yemek yediklerinden emin olmak için. | Open Subtitles | حتى يتأكد أن لديهم طعام |
| Dan hepimizi bir araya topladı çünkü hepimiz hakkında bir roman yazmış ve önce bizim öğrendiğimizden emin olmak istemiş. | Open Subtitles | لقد جمعنا (دان) كلنا سوياً لأنه كتب رواية تحكي عن الجميع وأراد أن يتأكد أن نعلم بشأنها أولاً |
| - Rich de manik hâldeyken ötmeyeceğinde emin olmak için başkasını tuttu. | Open Subtitles | إذن (ريتش) جعل شخصا آخر يتأكد أن لا يثرثر بذلك في حالة هوسه. |
| George, bizim kurallara uygun gittiğimizden emin olacaktır. | Open Subtitles | جورج يتأكد أن نتبع القواعد. |
| Tüm insanların güvenliğinden emin olunmalı. | Open Subtitles | أن يتأكد أن الناس آمنة |