| Seni açık bir şekilde uyarmıştım, kimse onunla yalnız konuşmayacaktı. | Open Subtitles | لقد حذرتك بكل صراحة لا يجب لأحد أن يتحدث إليها بمفرده |
| kimse yanlız ölmemeli. | Open Subtitles | لكنى أعتقد أنه لا يجب لأحد ان يموت وحيداً |
| kimse bu kadar geri zekalıyla çalışmak zorunda kalmamıştır. | Open Subtitles | لا يجب لأحد أبداً العمل مع هؤلاء الأغبياء |
| kimse zarar görmesin. FBI'danım. - Bir dakika. | Open Subtitles | على رسلكم فحسب، لا يجب لأحد أن يتأذى أنا مع مكتب التحقيقات الفدرالي |
| Seni açık bir şekilde uyarmıştım, kimse onunla yalnız konuşmayacaktı. | Open Subtitles | لقد حذرتك بكل صراحة لا يجب لأحد أن يتحدث إليها بمفرده |
| Hiç kimse, bu şekilde yaşamak zorunda olmamalı. | Open Subtitles | حسناً , لا يجب لأحد أن يعيش هكذا |
| kimse ne yaptığımızı bilmemeli, özellikle de Castle. | Open Subtitles | لا يجب لأحد أن يعرف ما نفعله خصوصا كاسل |
| kimse onu böyle görmemeli. Kaldır. | Open Subtitles | لا يجب لأحد أن يراه هكذا |
| Bunu kimse bilmek zorunda değil. | Open Subtitles | لا يجب لأحد ان يعلم عن هذا. |
| Bilmeyen hiç kimse bilmek zorunda değil. Sen, ben, büyükannen ve Rosamund. | Open Subtitles | لا يجب لأحد لا يعرف القصة أن يعرفها غير جدتك و(روزموند) وأنت وأنا |
| kimse suçlamıyor. | Open Subtitles | ولا يجب لأحد أن يفعل |