| Otuzunda ve gün yüzüne çıkmaya korkuyor. | Open Subtitles | انه في الثلاثين و يخشى من الفضاء المفتوح |
| Henry,insanlar öğrenirse işini kaybedeceğinden korkuyor. | Open Subtitles | هو يخشى من أن الناس لو عرفوا فقد يخسر وظيفته |
| Henry,insanlar öğrenirse işini kaybedeceğinden korkuyor. | Open Subtitles | هو يخشى من أن الناس لو عرفوا فقد يخسر وظيفته |
| Ama o öyle bir dünyaydı ki Siyam, onu içine almaktan korkuyordu. | Open Subtitles | وبدت لي أنها تعرف عن العالم أكثر من أي شخص آخر لكنه كان عالم سيام الذي يخشى من إستخدامهم |
| Çünkü bence incitebileceği bir şeyi sevmekten korkuyordu. | Open Subtitles | حسناً، لأنّني أعتقد أنّه كان يخشى. من أنْ يحب شيئاً قد يؤذيه. |
| Tabii ki korkuyorum. Hangi aklı başında insan öldürülmekten korkmaz ki? | Open Subtitles | بالتاكيد أنا خائفة، أيّ انسان عاقل لن يخشى من أن يقتل؟ |
| Belki de asagidaki insanlarin üzerine düsecek enkazdan korkuyor. | Open Subtitles | قد يكون يخشى من أن الحطام سيقع على الناس بالأرض |
| "İmparator, Kral Henry'den çok Türklerden korkuyor." | Open Subtitles | الامبراطور يخشى من الاتراك أكثر من الملك هنري |
| Evet, yakınlaşmaktan korkuyor. İncinmek istemiyor. | Open Subtitles | أجل، إنّه يخشى من العلاقة الحميّمة فلا يريد أن يتألم |
| Sanırım yönetim davalardan korkuyor. | Open Subtitles | أعتقد ان المدير يخشى من رفع قضايا تعويض ضده |
| Sanırım yönetim davalardan korkuyor. | Open Subtitles | أعتقد ان المدير يخشى من رفع قضايا تعويض ضده |
| Ve Bay Warleggan,onların Fransız meslektaşlarının örneğine bakarak cesaretleneceklerinden korkuyor. | Open Subtitles | و السيد وارليجان يخشى من أن يتم تشجعهم على الثورة كتقليدٍ لنظرائهم الفرنسيين. |
| Dane'i kızdırmaktan korkuyor. Maçın ayarlandığını söyledi. | Open Subtitles | إنه يخشى من أن يقتله " دين " وأخبرني عن التدبير |
| Sanırım konuşursa, babasını üzeceğinden korkuyor. | Open Subtitles | ... حسناً , أعتقد أن الصبي كان يخشى من أنه إذا تحدث لربما سيخيب ظن والده |
| Sanırım konuşursa, babasını üzeceğinden korkuyor. | Open Subtitles | ... حسناً , أعتقد أن الصبي كان يخشى من أنه إذا تحدث لربما سيخيب ظن والده |
| Derek... Boğılmaktan korkuyordu. | Open Subtitles | بالنسبه لديريك كان يخشى من الغرق |
| Londra'da, Sömürge Sekreteri Lewis Harcourt Güney Afrika Birliğinin bozulmasından korkuyordu. | Open Subtitles | في لندن، كان سكرتير الشئون الاستعمارية (لويس هاركورت) يخشى من تفكك (اتحاد جنوب أفريقيا) |
| Bunun yerine, Matsuno'nun ve senin hayatını mahvetmekten korkuyordu. | Open Subtitles | بل كان يخشى من إلحاق الضرر بحياة (ماتسونو) و حياتكِ |
| Ali korkmaz. | Open Subtitles | علي لا يخشى من احد. |
| Hiç bir şey ve hiç kimseden korkmaz Libya Lideri Muammer Kaddafi'den tam destek alıyor. | Open Subtitles | لا يخشى من شيء ولا من مخلوق، خلافاً لسلفه، (حسن البكر) ولديه الدعم الكامل من القائد (القذافي) من (ليبيا) |
| Hiç bir şey ve hiç kimseden korkmaz Libya Lideri Muammer Kaddafi'den tam destek alıyor. | Open Subtitles | لا يخشى من شيء ولا من مخلوق، خلافاً لسلفه، (حسن البكر) ولديه الدعم الكامل من القائد (القذافي) من (ليبيا) |