| Sektörün içine adım atan her insanın güvende olacağından emin olmalıyız. | Open Subtitles | علينا أن نؤكد بأن اي بشري يخطو داخل القطاع سيكونُ آمناً |
| Aksi takdirde, gelen ilk zombi de köprüye adım atabilir. | TED | وإلا، فإنّه من الممكن لأول زومبي أن يخطو على الجسر بينما يظلُّ الأشخاص عليه. |
| Aşağı yukarı yürüyor, benimle ukala ukala konuşuyordu. | Open Subtitles | يخطو ذهاباً ومجيئاً قائِلاً عبارات يتذاكي فيها. |
| Bu başbakan Motaz, gururla önden yürüyor. | Open Subtitles | هاهو رئيس الوزراء موتاز يخطو بكبرياء |
| Adam bir yıldır ofise adımını bile atmadı... | Open Subtitles | الرجل لم يخطو خطوة في المكتب لأكثر من السنة |
| Sadace bir şey söylicem, eğer kasabaya geri dönecek olursa bir daha bu eve adımını atmıcak ve kesinlikle Sutton'ı bir daha görmeyecek. | Open Subtitles | سأخبرك شيئا , لو عاد للمدينة لم يخطو خطوة واحده في هذا المنزل ثانيا و بالتاكيد لن يري ساتن مره اخري |
| Herkes kendi çapında ileriye dönük küçük adımlar atıyor. | TED | كل فرد يخطو بخطى صغيرة نحو الهدف. |
| Artık hiçbir çocuk bizden habersiz adım bile atmayacak. | Open Subtitles | من الآن فصاعدا لن يخطو أي طفل خطوة بدون أن نحذره |
| 1812 yılından beri çocuğun evden dışarı adım atmasına izin vermedim,.. | Open Subtitles | ولم أسمح له أن يخطو خطوة واحدة خارج المنزل منذ عام 1812 |
| Dışarıya bir adım atarsa boğazına kadar... | Open Subtitles | يخطو خطوة واحدة خارجا، وسأضعك بالتأكيد في السرداب |
| Aynı Jesse Ben Joseph gibi, eğer bir adım daha atarsa. | Open Subtitles | كذلك يسى بن يوسف يجب أن يخطو خطوة واحدة أقرب |
| Ve tahminlerim doğruysa.... bizim bir adım önümüzde.. | Open Subtitles | إذا كان تفكيري صحيح فانه يخطو للامام باتجاه مهمته قبلنا |
| adım atmadığına göre steps de olamaz. | Open Subtitles | ولايمكن أن يكون مشي بدون كره طالما بأنه لم يخطو إلى خطوه وآحده |
| Lanet olsun. İnsanoğlu kahrolası ayda yürüyor. | Open Subtitles | يا للمفاجأة ، الإنسان يخطو على القمر |
| İleri doğru yürüyor. İleri mi? | Open Subtitles | فهو يخطو للأمام |
| Güney Afrikaya dogru yürüyor. | Open Subtitles | يخطو أولى خطواته نحو (جنوب إفريقيا) جديدة |
| Güney Afrikaya dogru yürüyor. | Open Subtitles | يخطو أولى خطواته نحو (جنوب إفريقيا) جديدة |
| Evden adımını bile atmayan biri olarak etrafı birden insanlarla sarıldı. | Open Subtitles | شخص ما لم يخطو خطوة واحدة خارج منزله لابد أنني فاجأتها بتصرف كهذا |
| - Bu odadan dışarı adımını atmasın. | Open Subtitles | احرص على ألا يخطو خطوة واحدة خارج هذه الغرفة |
| Ve sonra neden o kapıdan ajansımıza adımını atan her müşteri "geleceğin ajansına mı geldim ben?" demesin ki diye düşündük. | Open Subtitles | ومن ثمّ خطر لنا، لمَ لا ندع كل عميل يخطو لهذه الوكالة يعلم أننا خطونا نحو المستقبل؟ |
| Küçük adımlar, Lewis, küçük adımlar. | Open Subtitles | فالطفل يخطو خطواته الأولى يا لويس |
| Küçük adımlar. | Open Subtitles | الطفل يخطو خطواته الأولى |