| Arkalarında kim varsa, psişik olsun olmasın hep bir adım önümüzdeler. | Open Subtitles | أياً كان مَن وراءهم، من الممكن أن يكون وسيطاً أو لا يكون، ولكنهم يسبقوننا دائماً بخطوة |
| Şu anda ise üç gün önümüzdeler. | Open Subtitles | و الآن هم يسبقوننا بثلاثة أيام على الطريق |
| Bir günden az mesafede, önümüzdeler. Gel. | Open Subtitles | أقل من يوم يسبقوننا مباشرة, هيا |
| Beş saat önde olsalar bile sınıra kadar rahat 500 mil var. | Open Subtitles | لا تتعجل حتى إذا كانوا يسبقوننا بخمس ساعات هناك 500 ميل إلى أقرب الحدود |
| Bizden bir adım önde gibi görünüyorlar. Yani, arkadaşlarımızı uyarmaya çalıştık. | Open Subtitles | يبدو أنهم يسبقوننا بخطوة إلى الأمام أعني ، نحن حاولنا أن نحذر أصدقائنا |
| Onlar bir saat öndeler, yani aynı zamanda olmuş. | Open Subtitles | 9 إنهم يسبقوننا بساعة ، وهذا يعني أن الأمر قد حدث في ذات الوقت |
| Önce onlar aldı. Bizden her zaman bir adım öndeler. | Open Subtitles | وصلوا إليه أولاً إنهم يسبقوننا بخطوة في كل مرة |
| Bir günden az mesafede, önümüzdeler. Gel. | Open Subtitles | أقل من يوم يسبقوننا مباشرة, هيا |
| Bizden iki dakika önde olmalılar. Bütün karnaval bir anda ortalıktan kaybolamaz. | Open Subtitles | لقد كانوا يسبقوننا بدقيقتين، لا يمكن لكرنفال كامل أن يختفي هكذا |
| Bu sadece 30 bin sene kadar önde olmak demek. | Open Subtitles | هم فقط يسبقوننا بثلاثين ألف سنة |
| Bizden öndeler demektir. | Open Subtitles | هذا يعني أنهم يسبقوننا |