| Burada, İsveçteki ve hemen tüm Avrupa'dan taraftarlar ve hatta kral ve kraliçe Güney Amerika'lıları alkışlıyorlar.. | Open Subtitles | الجماهير هنا من السويد و كل اوروبا و حتى الملك و الملكة يصفقون لامريكا الجنوبية |
| Ama Polka Dot'ta etrafında çember olup alkışlıyorlar. | Open Subtitles | لكن في حانة المثليين، يقومون بتشكيل دائرة و يصفقون |
| Dinliyor, alkışlıyor ve Facebook'ta "Ne düşünüyorsun?" panosuna yazıp unutuyorlar. | Open Subtitles | إنهم يستمعون ثم يصفقون وبعدها يحدثون صفحاتهم عالفيسبوك وينسون الامر |
| Onu alkışladılar, ama bunu nezaketen yaptıklarını düşünüyorum. | Open Subtitles | وكان الناس يصفقون لكن ليكونوا مهذبين فحسب |
| Ben de alkışlıyordum. Onlar da alkışlıyordu. Sonunda, şunu söyledim: "Ben neden alkışlıyorum?" | TED | وكنت أصفق .. وكانوا يصفقون في النهاية سئلت نفسي " لماذا أصفق ؟ " |
| Bazı insanlar gürültülü, bazıları sessizce alkışlar. | Open Subtitles | الآن بعض الناس يصفقون بصوت عال , وبعض لينة. |
| Beni asıl şok eden şey, bu genç adamın akordeon çalması ve toplanan halkın alkışlarla müziğe eşlik etmesiydi. | Open Subtitles | ماوجدّته كان صدمة حقاً كان هذا الفتى هو من يعزف على الأوكرديون وهؤلاء الناس كانوا يصفقون |
| Bunun için sizi alkışlayacak ve sevecekler. | Open Subtitles | وسوف يصفقون لكم ويحبونكم من أجل ذلك |
| Burada, İsveçteki ve hemen tüm Avrupa'dan taraftarlar ve hatta kral ve kraliçe Güney Amerika'lıları alkışlıyorlar.. | Open Subtitles | الجماهير هنا من السويد و كل اوروبا و حتى الملك و الملكة يصفقون لامريكا الجنوبية |
| Bir yerlerde seni ayakta alkışlıyorlar. | Open Subtitles | انهم يصفقون لك وقوفا في مكان ما |
| Bir yerlerde seni ayakta alkışlıyorlar. | Open Subtitles | انهم يصفقون لك وقوفا في مكان ما |
| Sen intihardan bahsediyorsun ve onlar seni alkışlıyorlar. | Open Subtitles | أنت تتحدث عن انتحار وهم يصفقون |
| (alkışlar) Evet, haklsınız. Bazen insanlar tam bu noktada alkışlıyorlar, ama daha çok İsviçre'de. | TED | (تصفيق) نعم، أنتم على حق. بعض الناس يصفقون في هذا الموضع ولكن التصفيق أكثر من ذلك في سويسرا |
| Ama deniyor, evet, insanlar da alkışlıyor. | Open Subtitles | لكنّه يحاول، أجل والناس يصفقون له |
| İnsanlar onu alkışlıyor diye böbürleniyordu! | Open Subtitles | لقد تفاخر بأن الناس يصفقون له! |
| alkışlıyorlar. Halk alkışlıyor. | Open Subtitles | إنهم يصفقون, الناس يصفقون |
| Her seferinde savunmamızı düzenlerdim dedim ve her seferinde de alkışladılar. | Open Subtitles | وفي كل مرة أجيب "سأستعيد دفاعاتنا القومية" وفي كل مرة, يصفقون لي |
| Bağırdılar, alkışladılar | Open Subtitles | كانوا يهتفون,كانوا يصفقون |
| Diğer herkes beni alkışlıyordu ve o sana bakıyordu. | Open Subtitles | ...الآخرون كانوا يصفقون لي وهي كانت تحدق فيك |
| İşte bu yüzden finish'e geldiğimde insanlar beni alkışlıyordu. | Open Subtitles | لذلك كان الجميع يصفقون لي في النهاية |
| Baba oğul ayakta alkışlar! | Open Subtitles | غريزليز بسبب خطأه الخامس رافا يصفقون |
| Böylece sende, sahneye çıkarken alkışlarla karşılanırsın. | Open Subtitles | لذلك, يصفقون لك وانت في طريقك الى المنصه |
| .. ben içeri girdiğimde alkışlayacak diye. | Open Subtitles | و يصفقون عند عودتي |
| Niye alkışlıyorsunuz? | Open Subtitles | لماذا يصفقون له؟ |