| Donely bir rüyası var. Washington'da başkan olmayı hayal ediyor. | Open Subtitles | آل دونالي شب طموح عندو حلم يصير محافظ واشنطن |
| Benim geldiğim yerde, ispiyoncu olmak senin geldiğin yerde bir insana Nazi olmayı sormak gibi bir şeydir. | Open Subtitles | أن أكون واشياً، من حيثُ أتيت ذلك مثل سؤال شخص من أين أصله كيّ يصير نازياً لعيناً |
| Artık adın Abram olmayacak fakat adın İbrahim olacak. | Open Subtitles | لن يصير إسمك أبرام من الآن سيكون إسمك إبراهيم |
| Zarar verebilecek hiçbir pozisyonda olmayacak, emin ol. | Open Subtitles | لن يصير بموضع يسمح لوقوع أضرار، أؤكد لكِ |
| Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor. | TED | وبالتالي فالغطاء التشريعي حول المشكل يصير التهديد الحقيقي للقانون. |
| CEO'lar, ortalamadan biraz daha iyi. Ancak, burası ilginç olmaya başladığı yer. | TED | لذا فالمدراء التنفيذيون، أفضل قليلاً عن المتوسط. لكن هنا حيث يصير الأمر مثيراً. |
| Benim geldiğim yerde, ispiyoncu olmak senin geldiğin yerde bir insana Nazi olmayı sormak gibi bir şeydir. | Open Subtitles | أن أكون واشياً، من حيثُ أتيت ذلك مثل سؤال شخص من أين أصله كيّ يصير نازياً لعيناً |
| Yani FBI'a, muhbir olmayı kabul ettiğini mi söylemeli? | Open Subtitles | إذن ، يجب عليه أن يعنو لرغبة المباحث الفدرالية و يصير مخبرا؟ |
| Golem'iyle beraber yalnız olmayı seçti.. | Open Subtitles | لقد اختار أن يصير وحيداً. برفقة مسخه. |
| İyi bir anne olmayı dene de gör. | Open Subtitles | هذا ما يصير عندما أحاول أن أكون أمًا جيدة! |
| Sizin gibi olmayı çok istiyor. | Open Subtitles | إنه يتوق كثيراً لأن يصير مثلك |
| Ona bir erkek olmayı kim öğretti Barry? | Open Subtitles | من علمه كيف يصير رجلًا يا (باري)؟ |
| Mary, o bizim küçük oğlumuz olmayacak. Başka bir şey olacak, korkunç bir şey. | Open Subtitles | (ماري)، لن يصير ولدنا الصغير، بل أمراً مُختلفاً، شيئاً فظيعاً. |
| Alaric asla benim çocuklarımın gibi olmayacak. Ona görevini tamamlamaya yetecek kadar güç verdim. | Open Subtitles | لن يصير (آلريك) كأبنائي قطّ، فلقد وهبته قوّة كافية لإتمام مهمّته. |
| - Bu iş bu şekilde olmayacak. 90.000 volt. | Open Subtitles | لن يصير الامر على هذا النحو |
| Ve dindiğinde Will Graham ya bir katil olacak, ya da olmayacak. | Open Subtitles | وعندما يزول، إما أن يصير (ويل غراهام) قاتلاً أو لا |
| Olamaz. olmayacak. | Open Subtitles | لا يُمكن ,ولن يصير. |
| O yerden bitme Cüce asla kral olmayacak. | Open Subtitles | -ذلك القزم لن يصير ملكاً |
| Yalnızca aptallar düşmanlarıyla dost olmaya çalışır. | Open Subtitles | فقط الحمقى من ينتظرون إحتمال أن يصير أعدائهم أصدقائهم. |
| Her şey sıkıcı olmaya başlamışken böyle güzel bir infilak üzerimdeki kızgınlığı alıyor. | Open Subtitles | ظننت بأنّني عملتها، لكن مهما كانت المرات التي رأيتها، ترى شيئا ينفجر فقط أبدا لا يصير قديما |
| Konu biraz tuhaf olmaya başladı. | Open Subtitles | حسناً، يصير الأمر غريباً بعضالشيءيا فتيان! -هذا طموح للغاية |