| Hindistan'da artık hiç ağaç yok. | TED | الهند لم يعد لديها أشجار، وأسبانيا أيضاً |
| Altı ay önce arkasında bir bir iz bırakmadan ortadan yok olan kız arkadaşımdan gelen bir mektup bu. | Open Subtitles | هذه الرسالة من حبيبتي التي إختفت منذ ستّة أشهر ولم يعد لديها أثر |
| Komşularından biri, benim de çok değer verdiğim bir kişinin artık kalacak bir yeri yok. | Open Subtitles | أحد جيرانك شخص يهمني كثيراً لم يعد لديها مكان للعيش |
| Artık bir dili yok, ama ruhu hâlâ kapkara. | Open Subtitles | لم يعد لديها لسان ولكنها مازالت تحتفظ بروحها السوداء |
| Yeterince adamı yok. Anca bu seviyede hamle yapabiliyor. | Open Subtitles | لم يعد لديها قوى عاملة لذلك فهذا أفضل مكان اللعب |
| Koçluğa devam etmek istiyorum, ve McKinley'nin artık Glee klübü yok. | Open Subtitles | ،لقد أردت بأن أستمر بالتدريب .و"مكنلي"لم يعد لديها نادي غناء |
| Onun tılsımını parçaladık. Hiçbir gücü yok. | Open Subtitles | لقد انهينا طلسمها,و لم يعد لديها اي قوة |
| Hayır. Benim için vakti yok. Neden sordun? | Open Subtitles | لا , هي لم يعد لديها وقتاً لي , لماذا ؟ |
| Annemin artık telefonu yok. | Open Subtitles | لم يعد لديها هاتف. |
| MI-6'nın içimizde daha fazla KGB ajanı barındırmaya tahammülü yok. | Open Subtitles | (وكالة الاستخبارات البريطانية) لم يعد لديها صبر على وجود عناصر من (وكالة الاستخبارات السوفيتية) بيننا |
| Ayılar yiyecek bir şey yok. | Open Subtitles | الدببة لم يعد لديها ما تأكله |
| - Annenin bir avukatı yok. | Open Subtitles | - أمكِ لم يعد لديها محامي |
| Ama şu anda babası yok. | Open Subtitles | -لكن لمْ يعد لديها والد الآن . |
| Ama artık Devon'u yok. | Open Subtitles | هي لم يعد لديها (ديفون) الأن |