| Sonra bir bakarız Shakespeare'den alıntı yapar. | Open Subtitles | الشيء الآخر الذي أعرفه، إنه سوف يقتبس من "شكسبير". |
| Hitler'den alıntı yapan gördüğüm en neşeli insan. | Open Subtitles | انه الشخص الاكثر بهجة الذي سمعته يقتبس من (هتلر) |
| James Robbins'den alıntı yapmayı seven başka kim var biliyor musun? Sen. | Open Subtitles | أتعلم من يحب أيضاً أن يقتبس من (جايمس روبينز)؟ |
| Bir üniversite profesörünün Karl Marx'tan alıntı yapacağını sanırdım, Groucho'dan değil. | Open Subtitles | أنا أعتقد أن البروفيسور الجامعي يقتبس من (كارل ماركس) وليس (غروتشو) |
| Tıraş olurken sürekli Faust'tan alıntı yapardı. | Open Subtitles | (وكان دائما يقتبس من رواية (فاوست عندما يحلق |
| Hindu İncili'nden alıntı yapıyordu. | Open Subtitles | لقد كان يقتبس من الإنجيل الهندوسي |
| - Ne? Crewes Oscar Wilde'dan alıntı yapıyor. | Open Subtitles | كروز يقتبس من اوسكار وايلد |
| Joe İncil'den alıntı yapıyor, bu yeni bir şey. | Open Subtitles | (جو) يقتبس من الإنجيل، هذا جديد. |
| Makalesinde eski yargıç James Robbins'den alıntı yaptığı bir kısım var ve yatırım fonlarının şirket temsilcileriyle bağlantısı derinlemesine incelenmeli diyor. | Open Subtitles | ومقاله يقتبس من المدعي العام السابق (جايمس روبينز) الذي يقول إن العلاقة بين صناديق التحوط ومدراء الشركة يجب أن يتم التحقق منها |
| Ted Bundy'den alıntı yapıyor. | Open Subtitles | (إنه يقتبس من (تيد باندي |
| Star Wars'tan alıntı yapıyor. | Open Subtitles | إنه يقتبس من "حرب النجوم". |
| Niye Rus İhtilali'nden alıntı yaptı ki? | Open Subtitles | -ولمَ يقتبس من الثورة الروسية؟ |
| Crewes Oscar Wilde'dan alıntı yapıyor. | Open Subtitles | كروز يقتبس من اوسكار وايلد |
| Neden Bill Clinton'dan alıntı yapıyor? | Open Subtitles | لمَ يقتبس من (بيل كلينتون)؟ |