| Bozulan makineleri 10 kez, 20 kez tamir etmek zorunda kalmayız. | Open Subtitles | ولكن يكون علينا اعادة بناء آلة غبية 10 أو 20 مرة |
| Böylece oradaki delice tutarları ödemek zorunda kalmayız. | Open Subtitles | لكى لا يكون علينا ان ندفع اسعارهم الغالية |
| Biz bunu korsan radyomuzdan insanlara yayacağız, ona suikast yapmak zorunda kalmayacağız. | Open Subtitles | نقوم بإيصال هذا إلى أصدقائنا في الإذاعة المحظورة، ولن يكون علينا اغتياله. |
| Geceyi bu barakada geçirmek zorunda kalmayacağız. | Open Subtitles | حسناً،كل ما يمكنني فهمه هو أننا لن يكون علينا قضاء ليلة في ذلك الكوخ |
| Benimle evlenseydin o yaşlı kızları dert etmek zorunda kalmazdık. | Open Subtitles | هل تعرفين ، إذا كنت فقط تتزوجين منى فلن يكون علينا الإهتمام لأمر الفتيات العجائز |
| Ben ben değilmişim, sen de sen değilmişsin gibi. | Open Subtitles | حتى لا يكون علينا التصرف بحذر وأن نتصنع معاً |
| 18'ine bastığımızda, hiç kendimize ait bir fikir geliştirmemiş olsak da hayatımızın en önemli kararını vermek zorunda kalırız. | Open Subtitles | ثم نصبح في الـ 18 وبالرغم من أنه لم تخطر لنا فكرة أصلية قط يكون علينا أن نتخذ أهم قرار في حياتنا |
| Ve eğer söylediğimizi yapıp yardım edersen, kıza zarar vermek zorunda kalmayız. | Open Subtitles | و إن فعلت ما نقوله, إن ساعدتنا لن يكون علينا إيذائها |
| Demek istediğim, bütçemizi biraz daha sağlıklı yiyeceklere ayırırsak beyinleri daha iyi çalışır böylece onları çalışmaları için dürtmek zorunda kalmayız. | Open Subtitles | حسنا كل مااقوله هو ان ننفق ميزانيتنا على الغذاء الصحي مما يجعل عقولهم تتفتح بشكل افضل ولن يكون علينا ان نصعقهم لنجبرهم على الدراسة |
| Umarım bu dersi tekrar etmek zorunda kalmayız. | Open Subtitles | آمل بالطبع أن لا يكون علينا إعادة الدرس |
| Aslında bugün Michael bizi rahatsız etmeden... birkaç saat fazladan çalışsak yarın işe gelmek zorunda kalmayız. | Open Subtitles | أتعلمين , إذا بقينا لساعتين أكثر الليلة (بدون أن يُلهينا (مايكل لن يكون علينا القدوم غدا |
| belki de yapmak zorunda kalmayız bu Jim'in sigorta şirketinden | Open Subtitles | ربما لن يكون علينا ذلك. هذه من شركة التأمين على حياة (جيم). |
| Sınavı geçersem işle ilişkimiz arasında seçim yapmak zorunda kalmayacağız. | Open Subtitles | لن يكون علينا الاختيار بين عملنا و بيننا |
| Döndüğümde çatı katındaki giysileri giymek zorunda kalmayacağız. | Open Subtitles | عندما أعود لن يكون علينا أبدا أن نلبس الملابس الموجودة بالعِليّة |
| Mesai saatinden sonra vitrini düzenleyeceğiz bu yüzden Laszlo'lar ile yemek yemek zorunda kalmayacağız. | Open Subtitles | إننا سنقوم بتزيين النافذة بعد ساعات العمل فلن يكون علينا تناول العشاء مع آل " لازلوس " ، أليس هذا رائعاً ؟ |
| Oğlun bir büyüsün, o zaman yalanlarına daha fazla katlanmak zorunda kalmayacağız. | Open Subtitles | حالما يكبر ابنك... فلن يكون علينا أن نتقبل أكاذيبك بعد الآن |
| Ona hakkettiği gibi davranmalıydın o zaman böyle yaşamak zorunda kalmazdık. | Open Subtitles | يجب عليكِ جعله يعطينا ما نستحقه حتى لا يكون علينا العيش هكذا |
| O zaman bunu yapmak zorunda kalmazdık. | Open Subtitles | عندها لن يكون علينا القيام بهذا |
| Ama öyleyse söyle söyle ki bu hassas konuları konuşup durmayalım. Ben ben değilmişim, sen de sen değilmişsin gibi. | Open Subtitles | حتى لا يكون علينا التصرف بحذر وأن نتصنع معاً |
| Şey, bazen sabahları erken kalkmak zorunda kalırız. | Open Subtitles | أحياناً يكون علينا الإستيقاظ مبكراً، |