| Victoria'nın ona nasıl ihanet ettiğini anlattığında ona suni teneffüs yaptığına pişman olacak. | Open Subtitles | عندما تشرحين له خيانة فكتوريـا له سوف يندم على قيامه بالإنتعاش الرئوي لها |
| Ölmediğinden emin olup onu anasından doğduğuna pişman edelim. | Open Subtitles | كل الأوامر اكدت انه لا يجب ان يموت و ايضا التأكد من ان يندم على اليوم الذي ولد فيه |
| Kesinlikle Orochimaru'yu bu araştırmadan vazgeçtiği için pişman edeceğim. | Open Subtitles | سأجعل اوريتشمارو يندم على اهماله لهذا البحث |
| Hougyoku'yla liderimizmiş gibi davrandığı için Aizen'i pişman edeceğiz. | Open Subtitles | . سنجعــل أيــــزن يندم على تحكمــــه بنا بواسطـــة الهوجيوكـــو |
| - Ve her biri sayemde hak yolu buldu günahlarından pişmanlık duyup ruhban olmak istediler. | Open Subtitles | وكل واحد جاء إلى الله خلالى يندم على ذنوبه ويطلب أخذ ملابس الكهنة |
| Babam yaptığından pişmanlık duyuyordur biliyorum. | Open Subtitles | أنا أعرف أن اللورد والدي يجب أن يندم على مافعله. |
| Ölmediğinden emin olup onu anasından doğduğuna pişman edelim. | Open Subtitles | كل الأوامر اكدت انه لا يجب ان يموت و ايضا التأكد من ان يندم على اليوم الذي ولد فيه |
| "İnsan yaptıklarından değil yapmadıklarından pişman olur" derler. | Open Subtitles | يقال ان الانسان يندم على الاشياء التي لم يفعلها في حياته |
| Sanırım bunu istediği için onu pişman edeceğiz. | Open Subtitles | حسناً , أظن اننا سنجعله يندم على هذا القرار |
| Müzede o pezevengi seven biri varsa seni suçlayıp onu pişman etmeye çalışıyor. | Open Subtitles | لو هنالك شخص مثل ذلكالقوادالّذيبالمتحف.. يسيء من تقديركِ، فأجعليه يندم على ذلك. |
| Alman İmparatoru'nu bize kılıç çektiğine pişman edelim. | Open Subtitles | سنجعل القيصر يندم على اليوم الذي تجرأ فيه على مقارعتنا |
| Onun peşine düşerdim ve doğduğu güne pişman ederdim. | Open Subtitles | سوف أترصده و أقبض عليه و سأجعله يندم على اليوم الذي ولد فيه. |
| Ama hiçbir erkek sana hissettiğim bu aşktan pişman olamaz. | Open Subtitles | ولكن لا يمكن لرجل أن يندم على حب امرأة كما أحبك |
| Bu beklenmedik olay yüzünden ikiniz de pişman olacaksınız ve size bir şey daha söyleyeyim. | Open Subtitles | حسناً، كلاكما سوف يندم على قلب الأحداث هذا، لأني سوف أخبرك شيء واحد إضافي. |
| Bizim dikkatimizi çekti, hadi onu pişman edelim. | Open Subtitles | هو يشعر بالتجاهل حصل على إنتباهنا لنجعله يندم على ذلك |
| Muhtemelen beni gözüne kestirdiği güne onu pişman ederdim. | Open Subtitles | ربّما أجعله يندم على اليوم الذي نظر فيه إليّ |
| Güya sanatkar dediğin adam bu cinayetten pişman olmamış mı? | Open Subtitles | هل فنانُك المزعوم لم يندم على قتل هذا الرجل؟ |
| Bunu hayatı boyunca almadığı uçak biletlerinden pişman olan biri söylüyor. | Open Subtitles | اسمعي هذا الكلام من رجل قضى معظم حياته يندم على الطائرات التي فوتها |
| Geçmişine dönüp bakan herkesin çocukluğunda yaşadığı bir parça... hüzün ve pişmanlık yok mudur sanıyorsun? | Open Subtitles | ...كل شخص ينظر إلى ماضيه و يتذكر اللحظات المريرة و يندم على شيء ما؟ ... |
| İlişkinizin sona erme biçiminden pişmanlık duyuyor. | Open Subtitles | أعرف أنه سيود التحدث إليك إنه... يندم على الطريقة التى انتهت بها الأمور بينكما |