| - Bence onu beklemen daha iyi. Muhtemelen kan kaybından ölecektiler. | Open Subtitles | ربّما من الأفضل أن ننتظره حتى يخرج ربّما ينزف حتى الموت |
| Ellerinden sandalyeye kelepçelediler, penisini 15 santimlik çivi ile masaya çaktılar, kan kaybından ölüme bıraktılar... | TED | قاموا بتقييد يديه إلى كرسي، وبدق مسمار طوله 15 سم في عضوه وهو على الطاولة. وتركوه ينزف حتى مات. |
| Tüm bildiğim, geçen gece kulübenin arkasına geçtim, onu çalılıkların arasına sakladım ve kan kaybından ölene kadar izledim. | Open Subtitles | كل ما أعرفه أنني عُدت من السقيفة الليلةالماضية.. أخفيته خلف الشجيرات لأشاهده ينزف حتى الموت |
| Yani sen tahtalarını çakarken Martin bahçede kan kaybından ölüyordu. | Open Subtitles | إذاً بينما تصلح منزلك كان هو ينزف حتى الموت في الخلف |
| - Kesmeye mi başlayayım? - kanamadan ölmeden önce onu yere indirmeliyiz. | Open Subtitles | ان نقطع ذراعه يجب علينا ان ننزله قبل ان ينزف حتى الموت. |
| Kadın düşmanı domuzu kilitleyip cinsel organlarını kesiyor... ve kan kaybından ölmesini bekliyor. | Open Subtitles | ، يتم حبس ذلك الحيوان و تركه ينزف حتى الموت بعدما يتم خصيه مباشرةً |
| Ve şimdi senin yüzünden kan kaybından ölmek üzere yerde yatıyor. | Open Subtitles | والآن بفضلك أنت ربما كان ينزف حتى الموت على الأرض |
| Ben çocukken bir adamın kan kaybından ölüşünü izlemiştim. | Open Subtitles | عندما كنت طفلاً رأيت رجلاً ينزف حتى الموت |
| Kaburganın kırılan ucu kalbin dış zarından geçip sol karıncığını delerek kan kaybından ölmesine yol açmış. | Open Subtitles | و لقد مرت له على غلاف القلب وتوغلت في البطين الايسر مما جعله ينزف حتى الموت |
| Tıpkı senin gibi, adamın kan kaybından ölmesini izledim lan yani nasıl umursamıyorsun diye saçmalayıp durma. | Open Subtitles | رأيته ينزف حتى الموت كما فعلت أنت لا تقل لي هذا الهراء عن عدم اهتمامي |
| Temel katını henüz tamamlamadık bile. Adam orada kan kaybından ölebilir. | Open Subtitles | هذا الرجل ربما ينزف حتى الموت بالاسفل علينا أن نحفر بشكل أسرع. |
| Muhtemelen, ameliyathanede 60 saniyede müdahale edilebilecek şekilde göğsü açık değilken olacağı için kan kaybından ölecek. | Open Subtitles | وغالباً لن يكون صدره مفتوح في غرفة العمليات بحيث يمكننا إصلاح الخلل خلال 60 ثانية قبل أن ينزف حتى الموت |
| kan kaybından ölmemesinin sebebi şu şeyin damarı klips gibi tutması. | Open Subtitles | السبب الوحيد الذي لم يجعله ينزف حتى الموت بسبب ان هذا الشيء يعمل عمل مشبك شرياني |
| Plazmaferez tedavisi onu kan kaybından öldürebilir. | Open Subtitles | ان قمنا بتصفية البلازما فذلك قد يجعله ينزف حتى الموت |
| Çocuklarını, okula bırakmaya giden bir adam başka birinin kaldırımda, kan kaybından ölüşünü görüyor. | Open Subtitles | رجل سيوصل أطفاله للمدرسة يرى رجل آخر ينزف حتى الموت |
| kan kaybından ölmeden önce onu hastaneye eriştirmelisin. | Open Subtitles | عليك أخذه للمستشفى قبل أن ينزف حتى الموت |
| kan kaybından ölmeme izin verirsen arkadaşlarının başına ne geldiğini öğrenemezsin. | Open Subtitles | اسمحوا لي أن ينزف حتى الموت، وأنك لن معرفة ما حدث لهم. |
| Eğer bu eller bir cinayet silahı olsaydı çizildiğinde ya da ısırıldığında kan kaybından ölmüş olması gerekirdi. | Open Subtitles | ،إذا كانت يداه سلاح الجريمة ،إذا تعرض للخدش أو العض سوف ينزف حتى الموت. |
| Maktulün kan kaybından ölmesine sebep olmuştur. | Open Subtitles | كان لشريحة من خلال الشريان تحت الترقوة. تسبب الضحية ينزف حتى الموت. |
| En üstteki pencereden girdi. kanamadan ölmeden önce oraya varmam lazım. | Open Subtitles | لقد دخل تلك النافذة يجب ان اذهب الى هناك قبل أن ينزف حتى الموت |
| Ya yalan söylüyorsa, bir yerinde ölümcül kanaması varsa? | Open Subtitles | ماذا لو كان مُمدداً ينزف حتى الموت في مكانٍ ما؟ |