| Annem kampta kalmıştı ve o zamandan beri onu görmüyordum. | TED | تركت والدتي ورائي في المخيم، ولم أرها منذ أن غادرته. |
| Bu resimde, hayatımın gerçek meleği olan Annem ile birlikteyim. | TED | ها أنا مع والدتي والتي هي ملاك حقيقي في حياتي. |
| Annem İngiltere'de doğdu ve Nijerya'da yetişti, şu anda Gana'da yaşıyor. | TED | والدتي ولدت في إنجلترا وتربت في نيجيريا، حاليا تعيش في غانا. |
| Annem benim evime taşındığında bu makineyi aldım ve saklamak üzere stüdyomda tuttum. | TED | وعندما انتقلت والدتي إلى منزلي، حفظت هذه الماكينة وخزنتها في الاستوديو للحفاظ عليها. |
| Ve Annem kendini bize tamamen adamak için piyanoyu bırakmış. | Open Subtitles | وتخلت والدتي عن البيانو لتكرس نفسها بشكل تام من أجلنا، |
| Annem bana kedilerin, bebekleri ve yaşlıları uykularında nefeslerini keserek halletmeyi sevdiklerini söylemişti. | Open Subtitles | والدتي أخبرتني، أن القطط تحب التسلل إلى الأطفال والعجزة، حين ينامون وتسرق أنفاسهم. |
| Öyle ansızın saldırdılar ki Annem ölü bulunduğunda işlediği nakış hala elindeydi. | Open Subtitles | لقد كان هجمومهم سريعاً.. وجدت والدتي ميتة وهي تمسك ثوبها الذي تخيط |
| Annem, fırtınalı sularda yol alan bir firkateynin gücüne sahipti. | Open Subtitles | والدتي كانت قوة من حراثة الفرقاطة عن طريق المياه العكرة. |
| Annem, daha ben 10 yaşındayken gecenin bir yarısında komünistler tarafından alınmıştı evimizden. | Open Subtitles | والدتي أخذها الشيوعيون من المنزل في منتصف الليل، وأنا في العاشرة من عمري. |
| Beşinci sorudan sonra, fark ettim ki... - ...Annem sıkıştırıyordu! | Open Subtitles | عن الحق بعد السؤال الخامس أدركت أن والدتي والمرج لي. |
| Annem aslında gerçekten kızgın değildi sadece babamın arkasını kolluyordu. | Open Subtitles | والدتي لم تكن خائفة عليّ فهي كانت تهتم لأمر والدي |
| Annesi olduğun için dilini tutuyor olabilir, ama benim Annem değilsin. | Open Subtitles | ربما هي لا تستطيع قول شئ لكِ لأنكِوالدتها.. ولكنكِ لستِ والدتي |
| Annem buraya gelip sizle konuşmamın daha iyi olacağını söyledi. | Open Subtitles | لذا والدتي قالت بأنه من الأفضل لي أن أتحدث معك |
| Benim hakkımda şundan emin olabilirsin Paul kesinlikle Annem gibi bir kadınla evlenmedim. | Open Subtitles | شيء واحد يمكنك أن تقوله بشأني إنني متأكد بشدة أنني لم أتزوج والدتي |
| Annem bugün seyahatinden bir gün erken döndü. Mrs. Devereaux. | Open Subtitles | بعد ظهر اليوم , عادت والدتي مبكراً من رحلة شاطئية |
| Ama benim Annem, bir arkadaşın bile gerekli olmadığına inanıyor. | Open Subtitles | ..ولكن ، حتى والدتي تعتقد أنك لا تحتاج إلى صديق |
| Annem de öldürülenlerden biriydi ve şimdi onca seneden sonra cinayetler tekrar başladı. | Open Subtitles | و قد كانت والدتي إحدى الضحايا و الآن بعد مرور هذه الأعوام ياإلهي |
| Sanki annemle içki içmek gibi ama üzülme. Annem harika görünüyor. | Open Subtitles | إنه كإحتساء الشراب مع والدتي ، لا تقلقي ، إنها رائعة |
| Ama açıkça söylemek gerekirse, Annem çevredeki herkesin saçını yapardı. | Open Subtitles | لكن من الواضح، ان والدتي هي من تصفف شعر الجميع. |
| Hayır, ben doğduktan birkaç ay sonra Annem beni İspanya'ya geri getirdi. | Open Subtitles | لا , بعد أشهر قليلة من ولادتي عادت بي والدتي إلى أسبانيا |