| Onu buraya getirdim Çünkü seni özlüyordum ve bu bana ilk randevumuzu hatırlattı. | Open Subtitles | أظن أني جلبتها إلى هنا لأني كنت مشتاقاً إليك وهذا ذكرني بموعدي الأول |
| Affedersin, senin yanındayken kontrolümü kaybediyorum. Çünkü seni çok seviyorum. | Open Subtitles | أيف ,لكن لا أستطيع ان امسك نفسي لأني أحبكي جدا |
| Evet, Çünkü seni oradan çıkarmak istedim ve sigara içtiğini biliyordum. | Open Subtitles | نعم، لأني أردت أن اخرج من هناك، وكنت أعرف أنكِ مدخنة. |
| Ve sana da bir şey söyleyemedim Çünkü seni korumaya çalışıyordum. | Open Subtitles | وأن ما كان بوسعي إخبارك أي شيء لأنني كنت أحاول حمايتكِ |
| Etmem. Çünkü seni tanıyorum ve senin karakterini az çok biliyorum. | Open Subtitles | لا لم أفعل لاننى أعرفك و أعرف بعض الاشياء عن شخصيتك |
| Bundan hiç bahsetmedim Çünkü seni üzmek istemedim. Ama gerçek bu. | Open Subtitles | لم أقل شيئاً لأنني لم أكن اريد ان ازعجك، ولكنها الحقيقة |
| Çünkü seni temin ederim o hayat... J0hnny'ye borçlanmaktan çok daha iyi olacak. | Open Subtitles | لأني وائقة أنها ستكون أفضل بكثير من أن تكون مديناً بالمال لـ جوني |
| Senin için yasaları çiğnemeyi bile düşündüm Çünkü seni tanıyorum sandım. | Open Subtitles | حتى أني حاولت كسر القانون من اجلك لأني ظننت أني أعرفك |
| Dikkatli dinle, Çünkü seni çok zengin yapacağım. | Open Subtitles | الآن إسمع لي بعناية لأني سأجعلك شخص ثري جدا |
| Bunları söylemeye cesaretim yoktu Çünkü seni üzmek istemiyordum. | Open Subtitles | لم أخشى من إبدأ رأي، لا لشيء إلا لأني لم أرد إزعاجك. |
| - Neden? Çünkü seni günde 24 saat koruyorum. | Open Subtitles | لأني سأتولى حمايتِك أربع وعشرون ساعة يومياً |
| Sana söylüyorum, Çünkü seni incitmek istemiyorum. | Open Subtitles | أنت الوحيد الذي أخبرته لأني لا أستطيع إيذاءك. |
| Evet, sen aldatıldın, Çünkü seni ne çok sevdiğimi ben de bilmiyordum. | Open Subtitles | أجل، تعرضتْ للخداع أكثر لأني لم أعرف كم أحببتك |
| Bunu sana hiç söylemedim, Çünkü seni tamamen kaybetmekten korktum. | Open Subtitles | و هذا الشيء الوحيد الذي لم أقله لكِ لأنني كنت خائفاً أن أفقدك الى الأبد |
| Pekala, dinle, lan, başın belada... ve hem de büyük belada, Çünkü seni ihbar edeceğim. | Open Subtitles | حسنا , اسمع ايها البائس انت فى مأزق وانا اقصد مأزق كبير لاننى سابلغ عنك |
| Yaptım. Çünkü seni düşünmeden duramıyordum. | Open Subtitles | فعلت هذا لأنني لم أستطع منع نفسي من التفكير فيكِ. |
| - Kendini hazırlasan iyi edersin Çünkü seni tam bir deli gibi... | Open Subtitles | تجهز لأنني سوف أمص قضيبك كأنني غاضبة منه |
| Belki sana olan saygımdan ötürüydü. Çünkü seni kulüpte birçok defa görmüştüm. | Open Subtitles | ربما كان الأمر بعيداً عن الإحترام بالنسبة لك لأنني رأيتك هنا في النادي العديد من المرّات |
| Çünkü seni güldürebiliyordum. Seni güldürmek hoşuma gidiyordu. | Open Subtitles | لإنني كنت أجعلك تضحك وكنت أحبك عندما تضحك |
| Korktum Elena. Kaçtım Çünkü seni mahvedeceğimi düşünüyordum. | Open Subtitles | فشلتُ يا (إيلينا)، وانسحبت لأنّي اقتنعت بأنّي أفسدك. |
| Buna her gün çalışmalıyız ama bunu istiyorum Çünkü seni istiyorum. | Open Subtitles | وسينبغي لنا الخوض في هذا كل يوم، لكنّي أود فعل ذلك لأنّي مُتيّم بكِ. |
| Beni şimdi öldürsen iyi edersin Çünkü seni aramaktan asla vazgeçmeyeceğim. | Open Subtitles | ربما عليك أن تقتلني الآن لأنني لن أتوقف عن مطاردتك أبداً |
| Çünkü seni kurtların elinden kurtaracak başka bir şeyim kalmadı. | Open Subtitles | لانني لم أعد أملك أي شيء يبعدك عن الذئاب |
| Delirdin, Çünkü seni dinlemiyorum, arkadaşlarını sevmiyorum ve annen hakkında kötü şeyler söyledim. | Open Subtitles | أنتِ غاضبة بسبب أني لا أستمع إليكِ وأنا لا أحب أصدقائكِ وقلت أشياء سيئة عن أمكِ |
| Baba, sadece gözümün içine bak ve bana yanıldıklarını söyle, ve sana söz veriyorum, hep arkanda olacağım, Çünkü seni seviyorum, baba. | Open Subtitles | أبي فقط, أنظر الى عيني وأخبرني,أنهم مخطئين, وأعدك أنني سأقف معك لأنني أحبك يأبي |
| Seni buraya çağırdım Çünkü seni çocuk olarak görmüyorum. | Open Subtitles | قمتُ بدعوتك إلى هنا لأنني لا انظر إليك كـ طفلة |
| Yok, sende kalsın. Çünkü seni çok mutlu ediyor. | Open Subtitles | لا، عليك الإحتفاظ بها لأنّها تجعلك بغاية السعادة. |