| Dışarı çıkacağım... ..ve eski tenis kulübünden arkadaşları ziyaret edeceğim. | Open Subtitles | سأخرج لعدة ساعات لزيارة بعض الأصدقاء القدامى من نادي التّنس |
| Ben bu kapıdan çıkacağım. Belki siz de şunu kullanmalısınız. | Open Subtitles | سأخرج من ذاك الباب ولربما يجدر بك استخدام ذلك الباب |
| Tek ayağımın üstüne çıkacağım ve söyleyeceğim gelecek sefer bir şeyi es geçmek istediğimizde, sen hasta olacaksın ve ben onlarla konuşmaya gideceğim. | Open Subtitles | سأذهب الي الخارج و أقول في المرة القادمه التي نريد أن نتغيب عن شئ , ستكونِ مريضه و أنا سأذهب للتحدث معهم لا |
| Aslında bu akşam dışarı çıkacağım ve geç vakte kadar gelmeyeceğim. | Open Subtitles | وإنني بالواقع سوف أخرج الليلة ولن أعود إلاّ في وقت متأخر |
| Ama, eğer senin için sakıncası yoksa, sanırım hemen şimdi yola çıkacağım. Tamam. | Open Subtitles | لكن، لو أنكِ لا تمانعين، أعتقد أنني سأغادر الآن |
| Bir arkadaşımla sinemaya gitmem lazım ve filmden önce sordukları bilgi yarışması sorularını cevaplamayı seviyorum, o yüzden şimdi çıkacağım sanırım. | Open Subtitles | من المفترض أن أقابل صديقاً لمشاهدة فلم، وأحب الاجابة عن الأسئلة التي يضعونها حول الأفلام قبل العرض لذا أعتقد أني سأخرج |
| Evet ama kişi sayısı artacağı için sekiz sene sonra çıkacağım. | Open Subtitles | أجل، لكنّني سأخرج من هنا في غضون 8 سنوات بوجود الإزدحام |
| Hazır olduğum zaman çıkacağım. Asla gün ışığında olmaz. | Open Subtitles | سأخرج عندما أكون مستعدة و ليس أبدا فى ضوء الشمس |
| Kuvvetimi geri kazandığım zaman, Ona yardım etmek için yatağımdan çıkacağım. | Open Subtitles | حالما أستعيد قوتي، سأخرج من فراشي و أساعده |
| Birazdan pencereden çıkacağım ve bana yardım etmen lazım. | Open Subtitles | سأخرج من النافذة لبضعة دقائق وأريد منك تغطية غيابي |
| Dışarı çıkacağım, şekerli tatlım, yapacağım son şey bu olsa bile! | Open Subtitles | سأخرج يا قطعة السكر، ولو .كان ذلك آخر شيء أفعله .أقسم لك |
| Aylardır senden uzaklaşmaya çabalıyorum ve seninle seyahate mi çıkacağım? | Open Subtitles | أن أحاول أن أبتعد عنك منذ شهور والآن سأذهب معك فى نزهة |
| Aylardır senden uzaklaşmaya çabalıyorum ve seninle seyahate mi çıkacağım? | Open Subtitles | أن أحاول أن أبتعد عنك منذ شهور والآن سأذهب معك فى نزهة |
| Ve bu evin içinde kusmayacağım, kusmak için dışarı çıkacağım çünkü evinize saygı duyuyorum. | Open Subtitles | ولن اتقيأ بهذا المنزل ولأنني أحترم منزلك سأذهب لأتقيأ بالخارج |
| Ve bir gün, ben dışarı çıkacağım, dışarıda kalacağım görürsünüz. | Open Subtitles | و فى أحد هذه الأيام سوف أخرج و أبقى بالخارج انتظر لترى |
| Bir gün gelecek, çıkacağım ve seni öldüreceğim, pislik! | Open Subtitles | فى يوم ما سوف أخرج من هنا و سأقتلك أيها الوغد |
| Bu odadan çıkacağım, Yönetici'yi arayacağım bazı istifa belgeleri fakslayacaklar ve onları imzalayacaksın. | Open Subtitles | سأغادر هذه الغرفة وأتصل بالادارة وسيرسلون إلينا أوراق استقالة وتوقعين عليها |
| Aynı gün, elimde çanta, kimliğimi ve şirketin kağıtlarını göstererek parayı çekmek için ortaya çıkacağım. | Open Subtitles | في اليوم نفسه سأظهر في بيلز بالهوية الصحيحة وسأجرى المعاملة ليتم السحب |
| En yükseğe çıkacağım ve hiçbir kimse veya herhangi birşey beni durduramayacak. | Open Subtitles | سأصعد إلى القمة ، وليس هناك شيء يمكنك أن تفعله أنت أو أي أحد آخر |
| Neyse, şu gerizekalının işlemini yapıp erken çıkacağım, tamam mı? | Open Subtitles | بأي حال , سأقوم بالتعامل مع هذا المغفل وأخرج باكراً |
| Bir iç çamaşırı mankeniyle çıkacağım. | Open Subtitles | ساخرج بموعد مع عارض ازياء الملابس الداخلية |
| Ben izne çıkacağım. | Open Subtitles | كلا , ربما سيستغرق وقت أطول سأرحل من هنا |
| Televizyona çıkacağım. Bir telefon geldi ve bir başvuru formu aldım. | Open Subtitles | سوف اظهر على التليفزيون لقد اتصلوا بى واعطونى استمارة لكى املئها |
| Bundan sonra sadece kendi takım elbisesi olanlarla çıkacağım. | Open Subtitles | لذا من الآن فصاعداً, سأواعد فقط الشاب الذي يمتلك بدلته الخاصة. هممم? |
| - Eski kocam ve annesiyle y emeğe çıkacağım - Annesine boşandığımızı hala söylemedi. | Open Subtitles | انا سوف اخرج للعشاء مع والدة زوجى السابق نحن لم نخبرها بعد انا انفصلنا |
| Temel atma töreni için konuşmanı hazırlayacağım ve sonra sonsuza kadar hayatından çıkacağım. | Open Subtitles | وسأكتب لك خطبتك القادمه وسأخرج من حياتك للأبد |
| Bir süreliğine ülkede tura çıkacağım, 4400 merkezinde verilen bu seminerleri vereceğim, hayatım hakkında konuşacağım, bana olan her şey... yayılacak. | Open Subtitles | سأسافر لعدة أماكن دعك من العمل في المركز الـ 4400 لقد تحدثنا عن حياتي وكل ما حدث لي لا يمكنني الكلام |
| Eğer gelmek isterseniz Pazar günü saat 7:00'de yola çıkacağım | Open Subtitles | ساغادر الأحدَ في 7: 00 صباحا اذا اردتم المجيء ؟ |