| FBI. Çalıntı mal satıyorsunuz. | Open Subtitles | مكتب التحقيقات الفيدرالي، أنت تبيع بضائع مسروقة |
| Yakalandığında seni Çalıntı mal bulundurmakla suçlayacak. Önceki cezanla birlikte bu 25 yıl demek. | Open Subtitles | إن تم القبض عليك ، سيقبض عليك مع بضائع مسروقة ومع سوابقك هذه 25 سنة |
| Benjamin Miles Franklin, eski Amerikan ordusu mensubu, Çalıntı mal bulundurmaktan 8 yıl. | Open Subtitles | بينجامين مايلز فرانكلين يعمل بالجيش الأمريكي سابقاً ثمان سنوات لحيازته على سلع مسروقة |
| - Yeni bir Çalıntı mal alacak kişi bulamazsak kendimiz yaratırız. | Open Subtitles | -لا نعثر على تاجر سلع مسروقة جديد ، بل نصنع واحد |
| Bu şehirde Çalıntı mal işinin yarısı kontrolümde. | Open Subtitles | أنا المصرف، أدير مسروقات نصف هذه المدينة |
| Üzgünüm. Çalıntı mal satın almıyorum. | Open Subtitles | أنا لا أشتري الأشياء المسروقة. |
| Bu eve Çalıntı mal getirip annemi de buna bulaştırmayacaksın. | Open Subtitles | إيّاك أن تحضر أشياء مسروقة للمنزل -وتعطيها لأمي . -حسنًا ! |
| Komplo kurmaktan tutuklanmış. Çalıntı mal satma girişiminden hüküm giymiş. | Open Subtitles | اُعتقل للتآمر، واُدين بمحاولة بيع بضائع مسروقة |
| Komplo kurmaktan tutuklanmış. Çalıntı mal satma girişiminden hüküm giymiş. | Open Subtitles | اُعتقل للتآمر، واُدين بمحاولة بيع بضائع مسروقة. |
| Çalıntı mal alıcısı olmayı teklif ediyorsun resmen. | Open Subtitles | تقوم بعرض لتصبح مستقبل بضائع مسروقة |
| Şantaj, Çalıntı mal bulundurmak... | Open Subtitles | كسبٌ غير مشروع, ويتاجر في بضائع مسروقة |
| Çalıntı mal falan olmadığından emin olmak için aranacak sadece. | Open Subtitles | فقط لنتأكد انه لايوجد بضائع مسروقة ؟ |
| Bir siyah yüz maskesi, bir siyah düz başlık çizgili bir kazak ile "Çalıntı mal" damgalı çanta. | Open Subtitles | أولاً ... قناع وجه أسود رابطة رأس سوداء سترة مخططة وحقيبة مكتوب عليها " بضائع مسروقة " |
| Benjamin Miles Franklin, eski Amerikan ordusu mensubu, Çalıntı mal bulundurmaktan 8 yıl. | Open Subtitles | "بينجامين مايلز فرانكلين" جندي سابق في الجيش الأمريكي ثمان سنوات لأحتيازه على سلع مسروقة |
| - Hırsızlık yapma, Çalıntı mal satma. | Open Subtitles | ،تعدي على مُلكيات وبيع سلع مسروقة |
| Arabasının bagajında, bir sürü Çalıntı mal vardı. | Open Subtitles | ومعه سلع مسروقة في مؤخرة سيارته |
| Ağzı motor yağı dolu bir Çalıntı mal tüccarı... otomatik silahlar, hepsi sabıkalı bazı Asyalı serseriler... | Open Subtitles | هناك تاجر مسروقات في فمه أنبوب زيت وأسلحة متطورة لدينا سوابق لهؤلاء الفتيان |
| Birdükkanın önünde Çalıntı mal sattığını iddaa ediyordun. | Open Subtitles | كنت تصيح في الشارع مدّعياً أنك تبيع مسروقات |
| Hırsızlık, soygun, Çalıntı mal bulundurma. | Open Subtitles | سطو، سرقة، حيازة مسروقات وفجأة أصبحت تريد إنقاذ العالم؟ |
| Soyadı Padovkin. Alır, ve Red Hook'taki küçük bir içki dükkanı üzerinden Çalıntı mal satar. | Open Subtitles | آخر اسمه (بادوفكين) , يبيع ويشتري الأشياء المسروقة خارج "بوديغا" ويلبس خطافًا أحمر. |
| Yaklaşık 17 dakika sonra kendilerine gelecek ve yine bu şehirdeki her Çalıntı mal satıcısını indirecek yetenekleri olacak. | Open Subtitles | خلال 17 دقيق، سيفيقوا ولديهم القدرة على إخبار كلّ تجار السلع المسروقة في المدينة |