| Bulduğum, bunun dünya çapında bir salgın olduğu. | TED | وما اكتشفته أنه وباء في جميع أنحاء العالم. |
| Ülke çapında bir düzineden fazla soygun olmuş. | Open Subtitles | كان هناك العديد من السرقات في جميع أنحاء المقاطعة |
| Kudretin ve uzmanlığınla kendinden geçmiş dünya çapında bir banka soyguncususun. | Open Subtitles | أنتَ سارق بنوك من الطراز الرفيع, مُنتشى بقوتكَ و مهارتكَ الخاصة |
| Bu, ülke çapında bir düzeyde olduğunda milletleri kökten değiştirebilir. | TED | ومتى يحدث ذلك على مستوى البلاد، فإن بمقدوره أن يغـيّر الشعوب. |
| Adam'ın ailesi ülke çapında bir çok gazetenin sahibi Phoebe. | Open Subtitles | تَمتلكُ عائلةُ آدم عِدّة صُحُف في كافة أنحاء البلاد فيبي |
| Yarım mil çapında bir bölge var elimizde. | Open Subtitles | يمكننا أن ننزل إليها إلى حوالي نصف قطر لنصف ميل |
| Uydu görüntülerine göre enkaz, 97 metre çapında bir alana dağılmış. | Open Subtitles | صور الأقمار الصناعية تظهر أن حطام الطائرة ينتشر عبر دائرة نصف قطرها 97 ياردة |
| Gözlem küresinin ön tarafına yaklaşık bir metre çapında bir halka monte ettim önüne de bir ekran gerdim. | TED | إذن، أمام مجال الملاحظة تم إقامة طوق يصل قطره الى ثلاثة اقدام مع شاشة تمتد فوقه. |
| Burada gördüğünüz üzere, bu 27 santim çapında bir devre düzeneği. | TED | فكما ترون هنا، هذه دائرة كهربائية بقطر 11 بوصة |
| Anayasada, başkanlık seçimlerinin ülke çapında bir günde yapılması gerektiği yazıyor. | Open Subtitles | ينص الدستور على أن الانتخابات الرئاسية يجب أن تجرى في يوم واحد في جميع أنحاء البلاد |
| Birleşmiş Milletler, kentsel nüfusun evlerinde kalması yönünde dünya çapında bir direktif yayınladı. | Open Subtitles | أصدرت الأمم المتحدة توجيهات في جميع أنحاء العالم تخبر ساكني المدينة بالبقاء داخل المنازل |
| Bu lanet olasıca şey internete bağlanırsa dünya çapında bir felaketle karşı karşıya kalırız. | Open Subtitles | إذا تمكن هذا الشئ من الوصول إلى شبكة الإنترنت ، سيكون لدينا كوارث في جميع أنحاء العالم على أيدينا |
| Dünya çapında bir şok etkisi yarattı. | Open Subtitles | كان ذلك في لقطة سمعت في جميع أنحاء العالم. |
| Bu, moda sektörünün nasıl dünya çapında bir endüstri haline geldiğini açıklamak için kullanılır hale gelmiştir. | Open Subtitles | أصبحت هذه القصة السرد، تستخدم لشرح كيفية صناعة الأزياء الآن في جميع أنحاء العالم. |
| Birinci sınıf bir yalancı olduğundan şüpheleniyorum doğal bir yetenek yoksa evren çapında bir usta olmazdın yani bu da üçüncü kuralı doğuruyor. | Open Subtitles | أظن أنك كاذب من الطراز العالمي موهبة طبيعية أو أنك لن تكون سيد الكون |
| Gördüğün gibi, Diane eskiden dünya çapında bir balerindi. | Open Subtitles | ترى، وتستخدم ديان أن تكون راقصة باليه من الطراز العالمي. |
| Dünya çapında bir antrenör. Bakanlarla, krallarla, başkanlarla görüşüyor. | Open Subtitles | كمدرب من الطراز العالمي فهو يدخل إلى غرفة بصحبة وزراء، وأعضاء حكومات ورؤساء |
| Bir şehri yok etmek ve devam etmek arasındaki zamanı hesaplayabilirseniz önümüzdeki 36 saat içinde, tüm başkentleri dünya çapında bir yıkım bekliyor. | Open Subtitles | سنرى على مستوى العالم دمار كل المدن الرئيسيه خلال الـ 36 ساعة القادمة |
| Paris'in kurtuluşundan sonra Picasso hem dünya çapında bir sanatçı, hemde direnişin kahramanı olarak tanınıyordu. | Open Subtitles | حرية بعد تحرير باريس بيكاسو ، وقد أصبح مشهور على مستوى العالم |
| Bu onur nedeniyle dünya çapında bir yarışma düzenleyeceğiz. | Open Subtitles | و كتقدير لهذا الشرف سنقوم باستضافة مباراة على مستوى العالم |
| Ülke çapında bir tezgah olduğunu mu söylüyorsun? | Open Subtitles | أنت تقترح أنها مؤامرة في كافة أنحاء البلد؟ |
| Şehir çapında bir fiske turnuvası. | Open Subtitles | الرجل، هو a في كافة أنحاء المدينة بطولة كأسِ نقرةِ. |
| Bomba 2 kilometre çapında bir alanı etkileyebiliyor. | Open Subtitles | تلك القنبلة يُمكن أَنْ تُؤثر على نصف قطر حوالي 2 كيلومتر |
| Sinyalini şuralarda bir yerlerde kaybettik. 800 metre çapında bir yerlerde. | Open Subtitles | فقدنا الإشارة في هذا المكان، لذلك فهو داخل دائرة نصف قطرها 800 متر |
| 300 m çapında bir asteroidin okyanusa düşmesi iyi olmaz. | Open Subtitles | الكويكب الذي يصل قطره إلى 1000 قدم إذا ضرب المحيط فليس هذا بأمر جيد |
| Saatte ortalama 30 mil hızla geldiyse, 18 mil çapında bir alanda demektir. | Open Subtitles | عبر 30 ميلاً على طول الطريق ذلك تقريباً بقطر 9 أميال |