| Ayrıca çivi tabancasını, yapıştırıcı tabancasını kısaca içinde tabanca olan her şeyi. | Open Subtitles | وايضا مسدس المسامير والغراء ويكون احسن اذا اي شيء يبدء بكلمة مسدس |
| Kurşun sıyırmış, bu yüzden çivi tabancası ile oldu diyeceksin. | Open Subtitles | لقد نفذت الرصاصة، لذا قل بأن السبب هو مسدس المسامير |
| - Sorma canım. Sanki biri kulağıma çivi çakmış gibi oldu. | Open Subtitles | اشعر كما لو أنَّ شخص ما طَرقَ مسمار حار إلى أذنِي |
| Sanırım bu da tabutuma çakılan son çivi, öyle değil mi? | Open Subtitles | حسناً ، سأعتبر أن هذا سيكون آخر مسمار سيدقّ في نعشي |
| Çekiç ve çivi alacağım, beş dakika içinde tekrar yolda oluruz. | Open Subtitles | سأحضر شاكوشا و مسامير ، سأعود الى الطريق بعد 5 دقائق |
| Televizyonda bir keresinde bir şov görmüştüm adamın teki çivi tabancasıyla kafasından vuruluyordu. | Open Subtitles | رأيتُ عرض في التلفاز ذات مرة عن رجل أصيب في الرأس بمسدس مسامير |
| çivi antibiyotiklerin kökünü kazıyamadığı bir enfeksiyona yol açmış olabilir. | Open Subtitles | أترى المسمار ربما تسبب بعدوى لم يستطع مواجهتها المضاد الحيوي |
| Evet. Ayrıca gümüş bombaları ve çivi silahında da gümüş çivi var. | Open Subtitles | أجل، وقنابل يدوية من الفضة ومسامير فضية معبئة داخل سلاح المسامير هذا. |
| Ve metin, sağlam bir çapa ya da yere çakılmış bir çivi gibi iş görür. | TED | ومن ثم النص يلعب دور المرساة القاسية التي هي نوع من المسامير في الأرض. |
| 10 fıçı çivi, 20 varil katran ve bütün bu aletler. | Open Subtitles | و عشرة براميل من المسامير وعشرون برميل من القار , و جميع هذة الادوات |
| Bu 38'likle, git bütün gün çivi çak, dön bak, her defasında tam hedefi vurmuşsundur. | Open Subtitles | يمكنك ان تستخدمة حتى فى دق المسامير طوال اليوم. ابقة معك وبأمكانة اصابة اى شخص فى اى وقت. |
| Bu 38'likle, git bütün gün çivi çak, dön bak, her defasında tam hedefi vurmuşsundur. | Open Subtitles | يمكنك ان تستخدمة حتى فى دق المسامير طوال اليوم. ابقة معك وبأمكانة اصابة اى شخص فى اى وقت. |
| Bugün evden çıkarken karıma duvara bir çivi çakmasını tembihledim. | Open Subtitles | عندما غادرت منزلى اليوم اخبرتزوجتى.. ان تدق مسمار فى الحائط |
| Ellerinden sandalyeye kelepçelediler, penisini 15 santimlik çivi ile masaya çaktılar, kan kaybından ölüme bıraktılar... | TED | قاموا بتقييد يديه إلى كرسي، وبدق مسمار طوله 15 سم في عضوه وهو على الطاولة. وتركوه ينزف حتى مات. |
| Bir seferinde, dövüştüğüm orospu çocuğu, tam buraya çivi sapladı. | Open Subtitles | فى أحد المرات كنت أقاتل وقام ابن العاهرة بوضع مسمار هنا |
| Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir. | TED | وهو شيء كافٍ لإلصاق ست شاشات بلازما بحجم 42 بوصة على جدارك، من غير مسامير. |
| Ayrıca duvarında kırık camlar ve çivi uçları var. | Open Subtitles | للجدران زجاج مكسّر و مسامير بارزة تمنعكِ من الخروج. |
| 1870 yılında doğan Bay Fish ucuna çivi çakılı sopalarla kıçına şaplak yemekten ve kasıklarına dibine kadar iğneler sokmaktan hoşlanırdı. | Open Subtitles | سيد فيش ولد فى 1870 كان يستمتع بالضرب بمجداف به مسامير حشو الأبر داخل فخذه |
| Kendisini yanlışlıkla çivi tabancasıyla kafasından vuran şu adam gibi. | Open Subtitles | .مثل الرجل الذي أطلق على نفسه بالرأس .صدفةً بمسدسِ المسمار |
| o çivi bu duvara ait değil. o duvara ait. | Open Subtitles | هذا المسمار لا يعود إلى هذا الحائط يعود على ذلك الحائط |
| Size oy verdiğimizde, verdiğimiz her bir oyun tabutlarımıza çakılacak birer çivi olduğunu düşünmemiştim. | Open Subtitles | عندما صوتنا جميعاً لك لم أظن أن كل من صوّت كان مسماراً آخر في نعشنا |
| Ama o kadar zor olamaz, sadece bir kaç çivi çakmak gerekiyor. | Open Subtitles | على أيّ، لم يكن صعب وضع الستائر كلّ ما عليها فعله هو ثتبتها بالمسامير |
| Bu, üzerinde çivi yazısı semboller olan Lagash'dan bir kil koni. | Open Subtitles | هذا قناع توركانيزي هذا شكل طيني من لاجاش وعليه رموز مسمارية |
| Yeşil bir çubuk, ıslak bir saha paslı çelik ve buzlu bir çivi gibisiniz. | Open Subtitles | انتم مثل غضن أخضر ومباراة مطرقة صدئه ومسمار مجمد |
| Bir bayanla çivi kırmak istesem, olmazmıydı ? | Open Subtitles | هل تريد لا واحد منكم السيدات لكسر الأظافر. |
| çivi küpe takmam. | Open Subtitles | لا أردتي حلق بمسمار |
| Nerdeyse kapımı kıracak kadar öfkeliydin. Şaşırmaman gerekir. Duvara birkaç çivi çakıyordun ve... her ne kadar kırılmamış olsa da diğer tarafta benim aynamı düşürmüştün. | Open Subtitles | دققت مسمارا في الحائط وأوقعت مرآتي، إنها لم تنكسر |
| İnsanlar 23 kez yanlışlıkla başlarına çivi çakmışlar. | Open Subtitles | أصيب أناس بمسامير في رأسهم بالخطأ 23 مرة |
| Elam öncesi çivi yazısı ile yazılmış meleklerin yazdığına benzer bir eski kitap buldum. | Open Subtitles | ولكنني وجدت مخطوطات قديمه تربط النص الملائكي باللغة المسماريه |
| Bu yüzden hiç çivi kullanmadan 4 metrelik platformu su üstünde kurmaya çalışacağız. | Open Subtitles | لذا نحن نصنع هذه المنصة المتقلقلة بإرتفاع 4 أمتار فوق الماء دون أوتاد |