| - Haydi yarışmada yerini al. - Bu bir çocuk oyunu, tatlım. | Open Subtitles | نجرب حظنا فى المسابقة ــ أنها لعبة أطفال يا عزيزتى |
| Ve çocuk oyunu da değil. Bu tamamen başka bir oyun. | Open Subtitles | وليست لعبة أطفال أنها لعبة مختلفه تماماً |
| Ve çocuk oyunu da değil. Bu tamamen başka bir oyun. | Open Subtitles | وليست لعبة أطفال أنها لعبة مختلفه تماماً |
| Bu çocuk oyunu değil.Sana hayatın gerçekleri konusunda ders verecek zamanım yok | Open Subtitles | هذا ليس لعب أطفال. لا يمكننى أن أضيع وقتى بتعليماتك. |
| Eğer çobanın gerçekten bizi ayırabilcek gücü varsa bütün hayatım boyu seninle birlikte olmak için kocanın bedenine girmek benim için bir çocuk oyunu. | Open Subtitles | إذا كان الراعى يملك القوة لفصلنا لقد كان دخولى الحقيبة مجرد لعب أطفال أن جسد زوجك الأن سيبقى معك طوال حياتى |
| Wolowitz, bir çocuk oyunu klasiği olan "Süper Doktor" ile bir dizi hassas cerrahi operasyon yapacaksın. | Open Subtitles | وولويتز، أنت ستكمل مجموعة من العمليات الجراحية في لعبة الأطفال القديمة "العملية"ِ |
| Hayır, şu an uğraştığım şeyle karşılaştırılınca, duygusal bir çocuk oyunu gibi kalıyor, Ryan. | Open Subtitles | كلا ، انها لعبة اطفال العاطفية مقارنة ما نتعامل معه الآن ، وريان. |
| Bu bana çocuk oyunu gibi gelmeye başladı da. | Open Subtitles | بدأت أشعر أنها أكثر بكثير من لعبة أطفال بالنسبة لي |
| Burada bir şirket idare ediyorsunuz, çocuk oyunu değil. | Open Subtitles | تعرفون أنّكم تُديرون شركةً هنا، ليست لعبة أطفال |
| Yakıcı Lavlar, zemine dokunmanın yasak olduğu dokunursanız öldüğünüz güzel bir klasik çocuk oyunu. | Open Subtitles | لعبة الحمم هي لعبة أطفال كلاسيكية تمنع فيها من لمس الأرض و إذا لمستها فأنت تموت و تخرج من اللعبة |
| Yalnızca çocuk oyunu denilecek bir şeyin içine gizlenmiş Napolyonvari taktiklerin keyfini çıkartmaktayım. | Open Subtitles | "ببساطة إنني أستمتع بخطط "نابوليون المختبئة في لعبة يطلقون عليها لعبة أطفال |
| Sevgili kardeşim. Evlilik çocuk oyunu değil, hayatında önemli kararlar vermektir. | Open Subtitles | أختي العزيزة الزواج ليس لعبة أطفال. |
| çocuk oyunu, teğmen. | Open Subtitles | لعبة أطفال ايها الضابط |
| çocuk oyunu olmadığını söyledim. | Open Subtitles | قلت أنها ليس لعبة أطفال |
| Lynette ilk defa bunun masum bir çocuk oyunu olmadığını fark etti. | Open Subtitles | لأول مرة، رأت (لينيت) أن هذا لم يكن مجرد لعب أطفال بريء |
| Artık çocuk oyunu değil. | Open Subtitles | هذا ليس لعب أطفال من الآن وصاعداً |
| çocuk oyunu,bayan Ferris. | Open Subtitles | هى لعب أطفال سيده فيرس |
| Wolowitz, bir çocuk oyunu klasiği olan "Süper Doktor" ile bir dizi hassas cerrahi operasyon yapacaksın. | Open Subtitles | وولويتز، أنت ستكمل مجموعة من العمليات الجراحية في لعبة الأطفال القديمة "العملية"ِ |
| Bu sadece aptal bir çocuk oyunu. | Open Subtitles | ذلك الشي ما هو الا لعبة اطفال تافهة. |