| Esco sizi kaçırdığı için çok üzülecek biliyorum. | Open Subtitles | حسناً، أعلم أن اسكو سيحزن عندما يفتقدك |
| Esco sizi kaçırdığı için çok üzülecek biliyorum. | Open Subtitles | حسناً، أعلم أن اسكو سيحزن عندما يفتقدك |
| Baban seninle konuşamadığı için çok üzülecek. | Open Subtitles | والدكِ سيحزن كثيرًا فلقد افتقدكِ |
| çok üzülecek kesin. | Open Subtitles | ستصاب بخيبة أمل كبيرة |
| Sizi kaçırdığına çok üzülecek. | Open Subtitles | سيكون آسفاً أنه قد فوت لقائك |
| Eminim, Alex seninle tanışma fırsatı bulamadığı için çok üzülecek. | Open Subtitles | و أنا واثق أن "أليكس" ستحزن لأنها لم تحظى بمُقابلتك |
| Sizi göremezse çok üzülecek. | Open Subtitles | سيحزن لو فوت وداعك |
| Freddy çok üzülecek. Ve kesinlikle ben de öyle. | Open Subtitles | (فريدي) سيحزن جداً وأنا أيضاً,بالتأكيد |
| Tyler Lockwood bunu duyunca çok üzülecek. | Open Subtitles | سيحزن (تايلر لاكوود) جدًا لسماع ذلك. |
| Tae San çok üzülecek. | Open Subtitles | تاي سان سيحزن. |
| çok üzülecek. | Open Subtitles | سيصاب بخيبة أمل كبيرة |
| Ama Alex seninle tanışmadığı için çok üzülecek. | Open Subtitles | و أنا واثق أن "أليكس" ستحزن لأنها لم تحظى بمُقابلتك |
| Tirzah buna çok üzülecek. Hepimiz üzüleceğiz, Judah. | Open Subtitles | تيرزا" ستحزن جدا"- "كلنا سنحزن "جودا- |
| Bayan Hughes seni kaçırdığına çok üzülecek. | Open Subtitles | ستحزن سيدة (هيوز) لأنها لم تراكِ |