| Bazen sevgi çok kuvvetli olabiliyor bu da insanları uzaklaştırabiliyor. | Open Subtitles | أحياناً يمكن للحب أن يكون قوي جداً ... لذالا نستطيعالتعبيرعنه |
| Peki, sanırım sana çok kuvvetli bir beyazlatma yapabilirim. | Open Subtitles | حسناً , اعتقد استطيع اعطائكِ تقصير قوي جداً |
| Krema ve soğanlının çok kuvvetli bir tadı var. | Open Subtitles | حسنا، الكريمة الحامضة و البصل لها طعم قوي جدا |
| Ona otoparkta rastladım ve sizin lab'ınızı görmek istedi ve çok kuvvetli birisi. | Open Subtitles | التقيته في موقف للسيارات أراد رؤية المختبر وكذلك ، وانه... انه قوي جدا |
| Ama yanımıza bırakmazlar. Örgüt çok kuvvetli. | Open Subtitles | لَكننا لا نستطيع الإفلات منها إن المنظمة قوية جداً لاى معركة |
| Adem ve Havva gibi. çok kuvvetli, biliyorsunuz | Open Subtitles | لا قتنا قوية مثل سودم و جومورا أعني علاقة قوية جداً, اتفهمني؟ |
| 13 Yaş için çok kuvvetli elleri vardı. | Open Subtitles | انه لديه ايدى قوية جدا منذ ان كان فى الثالثة عشر |
| Kahretsin, çok kuvvetli! | Open Subtitles | سُحقًا إنّه قويّ جدًّا |
| Ama insan olmadığı çok belli ve çok ama çok kuvvetli! | Open Subtitles | ومن الواضح بأنه ليس .. بشرياً وهو قوي جداً. |
| Hayır, Hastings. Bu sefer deliller çok kuvvetli. | Open Subtitles | كلاّ "هستنغز"، في هذه المرّة الدليل قوي جداً |
| Akım çok kuvvetli. Vücudu dayanamadı. | Open Subtitles | التيار ما زال قوي جداً جسدها لم يتقبله |
| çok kuvvetli birisi olmalı. | Open Subtitles | اكيد كان رجل قوي جداً |
| En fazla 50 adım gidersin. Zehri çok kuvvetli. | Open Subtitles | المسافة أقرب إلى ٥٠ خطوة بصراحة، سمها قوي جدا |
| Çelişkilere rağmen çok kuvvetli olduğu için-- | Open Subtitles | لأنه قوي جدا حتى التناقضات البسيطة |
| - Ama o sizden çok kuvvetli. Öyleyse sen de benimle gel. | Open Subtitles | ولكنه قوي جدا إذا تعال معي |
| Atların buradaki kavisli takviyesi ile, açık bir şekilde çok kuvvetli bir dinamizm yaratılmış. | Open Subtitles | من الواضح أنه يخلق حركة قوية جداً معززاً هذا بواسطة الحركة المنحرفة للخيول |
| Beyaz Saray'ın ısıtma sistemi yapıldığında kompresörler çok kuvvetli değillerdi. | Open Subtitles | عندما قام البيت الابيض بتثبيت نظام التدفئة الرئيسي اجهزة الظغط لم تكن قوية جداً |
| İlişkiniz çok kuvvetli bir sürü çocuğa gebe. | Open Subtitles | هذه العلاقة قوية جداً. وسوف تسفر عن عدد كبير من الأطفال. |
| çok kuvvetli bir tepki vardı. - Güzel. | Open Subtitles | لقد كان هناك ردة فعل قوية جدا , حضرة العمدة |
| Yardımımıza ihtiyaçları var. Gagen'in güçleri bize göre çok kuvvetli. Bu oğlan, insanlığın kurtarıcısı olabilir. | Open Subtitles | ـ قوة جايجن قوية جدا بالنسبة إلينا ـ هذا الفتى ربما يكون مخلص الجنس البشرى |
| Nathan Ford'un kolları çok kuvvetli gibi. | Open Subtitles | ساعد "ناثان فورد" تبدو قويّة للغاية |
| İç görüşün çok kuvvetli Julian. | Open Subtitles | تَعْرفُ، أنت ذو بصيرة جداً، جوليان. |