| Bağlantısallık, egemenlik değil, insan türlerinin örgütlenme ilkesi oldu. | TED | التواصل، و ليس السيادة، التي أصبحت أساس التنظيم لفصيلة البشر. |
| örgütlenme Biçimleri insan doğası üzerinde derin bir etkiye sahip olabilir. | TED | أشكال التنظيم بإمكانها أن تُحدِثَ تأثيراً عميقاً على الطبيعة البشريّة |
| Bu iş örgütlenme meselesi. Şikayetlerimizi doğru kişilere iletme meselesi. | Open Subtitles | ان الامر يدور حول زيادة التنظيم و ارسال همومنا الى الناس المناسبين |
| Bir toplumun gösteri veya örgütlenme yetisi insanların özel hayatı olmadığı zaman sekteye uğrar. | Open Subtitles | قدرة الشعوب على التظاهر أو التنظيم تقل بشكل كبير حين لا يملك الناس خصوصية. |
| Meydan'da kendiliğinden örgütlenme çok iyiydi. | Open Subtitles | الأمر الجيّد في الميدان كان التنظيم الذاتي |
| Ama söyleyeyim, örgütlenme iyi görünüyor. | Open Subtitles | لكن علي إخبارك التنظيم يبدو جيدًا. |