| Eğer buradan kurtulmayı başaramazsak sen de şunu bil yüzüne attığım yumruk için zerre kadar üzgün değilim. | Open Subtitles | حسناً، إن لم ننجح في الخروج من هنا أريدك أن تعرف فحسب أنني لست آسفاً على الإطلاق على لكمي لك بوجهك |
| Sanırım rahip seni duyamadı. Bak, John, üzgünüm üzgün değilim, tamam mı? | Open Subtitles | آسف لأنني لست آسفاً يا ـ جون ـ |
| Şey, ben üzgün değilim ve öyleymişim gibi rol de yapamam. | Open Subtitles | حسنا, أنا لست حزينة ولن أتظاهر بأنني حزينة |
| Ve üzgün değilim. Çünkü onun yerine yiyecek aldım. Bu yüzden üzgün değilim. | Open Subtitles | و أنا لست آسفة لأننا إشترينا بثمنها خُضارا لذا لست آسفة |
| Bak ona patladığım için üzgün değilim. | Open Subtitles | انظر ، أنا لستُ آسفاً بشأن فصلها عن العمل |
| Tamam, beni yakaladın. üzgün değilim. Biliyor musun? | Open Subtitles | حسنا , لقد هزمتيني , أنا لست آسف أتعرفين؟ |
| Ben hiç de üzgün değilim. | Open Subtitles | فأنا لست نادمة على أي لحظة معك |
| Aslında, üzgünüm ama üzgün değilim. | Open Subtitles | في الواقع، المعذرة و لكنّني لستُ آسفًا |
| Aslında, hayır üzgün değilim. | Open Subtitles | آسف. في الواقع، كلا، لست آسفاً |
| O haberi yaptığım için üzgün değilim. Önemliydi. | Open Subtitles | لست آسفاً لكتابة ذاك المقال إنه هام |
| Ben üzgün değilim. | Open Subtitles | وأنا لست آسفاً. |
| üzgün değilim Paul. Acımasızım. | Open Subtitles | لست حزينة يا بول أنا فظيعة |
| üzgün değilim. | Open Subtitles | لكن انا لست حزينة |
| O parayı kazandığım için üzgün değilim. | Open Subtitles | وأنا آسفة, ولكني لست آسفة على جني ذلك المال |
| Ama hayatta olduğun için üzgün değilim. | Open Subtitles | لكنني لستُ آسفاً على إبقائكِ حية. |
| Hayır, değilim. üzgün değilim. Neden üzgün olayım ki? | Open Subtitles | لا, لا أكون, لست آسف لماذا يجب ان اتآسف |
| Ama onunla evlendiğim için üzgün değilim. | Open Subtitles | ولكني لست نادمة على الزواج منه |
| Seni burada gördüğüm için üzgün değilim. | Open Subtitles | لستُ آسفًا على رؤيتك تقف هنا |
| üzgün değilim. Kızgın da değilim. | Open Subtitles | لكنني لستُ أشعر بالمرارة أو الغضب. |
| üzgün değilim çünkü bunu gerçekten becerdiğinizi göremiyorum. Affedersin. | Open Subtitles | أظن أنني لست منزعجة لأنني لا أرى أن هذا سيحدث , آسفة |
| Sanırım gerçekten üzgün değilim. | Open Subtitles | أظن أنني لستُ آسفة حقاً بشأنه. |
| İyi, öyleyse ben de üzgün değilim. | Open Subtitles | حسنٌ، أنا أيضًا لستُ نادمة |
| Onun için üzgün değilim. Hatta zevk aldım. | Open Subtitles | أنا لست آسفًا بخصوص هذا في الحقيقة لقد استمتعت به |
| Yaptığım için üzgün değilim ama sana yalan söylediğim için üzgünüm. | Open Subtitles | أنا لست أسفة لأنني فعلتها ولكنني... . أسفة أني كذبت عليك |
| Ölüyor olabilirim ama üzgün değilim. | Open Subtitles | - ربما احتضر لكنى لست حزين. |
| üzgün değilim. | Open Subtitles | واستمعت إليه يعاشر سكريتيرته. لست حزيناً. أنا مرتاح. |